EĞİTİM İDEOLOJİK DEĞİL PEDAGOJİK OLMALIDIR

Eğitim Siyaset Üstü Devlet Politikası Olmalıdır

Eğitim Bilimsel, Akılsal, Evrensel Olmalıdır. Fizik Her Yerde Fiziktir

Pedagoji eğitim bilim, teorisi anlamlarına gelir. Pedagojik de eğitim bilimsel, eğitimsel anlamlarına gelir. Bu yanıyla eğitimin geisti pedagojik bir eğitimi, yani eğitim biliminin, teorisinin kurallarına uygun bir eğitimi gerektirir. Ama eğitimin bir işlevinin de toplumların var olan siyasal ve toplumsal düzenlerini yeni kuşaklara aktarmak, sosyalize etmek olduğu düşünüldüğünde, eğitimi ve eğitim kurumunu siyasetten ve ideolojilerden uzak tutmak çok da kolay olmamaktadır. Bu anlamıyla iktidara gelen her güç, eğitim aracılığıyla kendi istediği nesilleri oluşturma ve devlet aygıtını ele geçirmeyi denemiştir dünya tarihinde. Doğal olarak bu da eğitim kurumuna siyaseti, güç dengelerini, ideolojileri bulaştıracağından, eğitim pedagoji ilkelerinden uzaklaşacak ve devlet politikası olmanın ötesinde siyasal, partisel ve iktidarsal bir hal alacaktır. Bu nedenle ileri demokrasinin hakim olduğu gelişmiş ülkelerin başarılı olmalarının ana nedenlerinden biri eğitim sistemlerinin partiler, sendikalar ve siyaset üstü olarak, bir devlet politikası olarak uygulanmasıdır. Eğitimde başarılı olmaları; bir başka deyişle eğitimlerinin siyasetten arındırılmış olmasına ve eğitimlerinin ideolojik değil; pedagojik olmasına bağlıdır.

Eğitim ve İdeoloji Kavramlarını Birbirinden Ayırmak Çok Zordur

İdeoloji bir yanıyla düşüncelere ilişkin bilimsel araştırmaları temsil ederken, diğer tarafıyla düşünce sistemlerini ifade eder. İdeolojinin düşünce sistemleri anlamına geldiğini düşündüğümüzde her ideoloji kendi düşünce yapısına uygun insanlar yetiştirmek ister, eğitim aracılığıyla. Yani iktidara gelen her toplumsal hareket kendi siyasi düşüncesine uygun bireyler yetiştirmek ister eğitim aracılığıyla. Tehlike tam da buradadır. Eğitim, hal böyle olunca siyasileşmekte ve pedagojik ilkelerden uzaklaşmaktadır. Eğitim kurumu, ,ideolojik söylemler aracılığıyla hakim ideolojiyi meşrulaştırma ve benimsetme aygıtına dönüşür böylelikle. Özellikle okullar büyük bir işleve sahiptir bu anlamıyla. Okulların tamamlayıcısı da ders kitaplarıdır. Kısaca eğitim ideolojik ve siyasal bir yapıya bürünürse; eğitim politika, hedef, amaç ve sonuçları ideoloji tarafından belirlenir. Okulların müfredatları ideolojik bir hal alır ve okullardaki davranış ve değerler ideolojilerin ürünü olur. Bu anlamıyla eğitimi ideolojik ve siyasal etkilerden arındırmak oldukça zordur.

Pedagojiyi İdeolojiye Egemen Kılmak Aklı ve Bilimi Ön Plana Çıkarmakla Olur

Tartışmasız her grubun ve iktidarın siyasal bir bakış açısı, ideolojisi olacaktır. Ve bu etkileri eğitimde sıfırlamak çok zordur. Bu nedenle eğitimde başarı; ancak pedagoji ilkelerini, aklı ve bilimi ön plana çıkarmakla sağlanır. Pedagoji ilkeleri, akıl ve bilim ön plana çıktıkça, ideolojilerin ve siyasetin etkisi en aza inecek ve eğitim sürekliliği olan bir devlet politikası haline gelecektir. Güç odaklarına; eğitim aracılığıyla kendi fikirlerini yayma, yayılma kısa vadeli sempatik ve hegomonik gelse de uzun vadeli bütün sistemi zedeleyeceğinden, güç odakları da mevcut sistemin çökmesinden olumsuz etkileneceklerdir. Sırf bu nedenle de olsa eğitim ideolojik değil; pedagojik olmalıdır. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Şahin Aybek

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.