OKULLARDA MESCİT ZORUNLULUĞUNU GETİREN YÖNETMELİĞE DAVA AÇILDI!

24.06.2017 tarih ve 30106 sayılı Resmi Gazetede Milli Eğitim Bakanlığı, Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelikte, okullarda mescit ve abdesthane olması zorunluluğu öngörülmüş, bununla birlikte İmam Hatipleştirme damgasını vurmuştur.

Vatandaşların din ve vicdan özgürlüğü değerleri kapsamında ibadet etme veya ibadet etmeme olgusunda devletin tarafsız kalması laik devlet ilkesinin temeli olarak kabul edilmektedir. Devlet, nasıl ki inanç ve ibadetlerini yerine getirmek isteyen vatandaşların bu özgürlüğünü güvenceye almak, bu özgürlüğün gereği gibi yapılabilmesi konusunda gerekli tedbileri almakla yükümlüyse, aynı şekilde devletin hiç kimseyi belirli bir inanç ya da ibadete zorlamaması ya da zorlanmasına neden olunabilecek ortamın yaratılmaması konusunda gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacağı açıktır.

Bir mevzuat hükmü olarak zorunlu mescit uygulamasına yer verilmesinin gerek öğretmenler gerekse de öğrenciler üzerinde baskı yaratacağı kuşkusuzdur. Bu anlamda öğrencinin gerek okul idaresi gerekse de katılacak diğer öğrenciler nezdinde yaşayacağı “mahalle baskısı” olgusu düşünüldüğünde bu sonuca varmanın çok uzak olmayacağı görülmelidir. Pek tabi ki her vatandaşın din ve vicdan hürriyeti temelinde istediği ibadeti istediği şekilde yapabilmesi mümkündür ve bu husus da laik devlet ilkesinin temel güvencesidir. Ancak devletin okullarında öğrenciler ve öğretmenler arasında bu yönde yaşanacak ayrışmanın da eğitim öğretim hayatında olumsuz etkilere neden olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Diğer yandan yönetmelik asıl olarak iktidarın tüm okulları İmam Hatip Liselerine dönüştürme politikasını gerçekleştirme isteğini yerine getirmeyi amaçlamaktadır. Özellikle nüfusun az olduğu şehirlerde okulların neredeyse tümüyle İmam Hatip Liselerine dönüştürülmesi gayreti açıkça görülmektedir. Yönetmelikte idareye, “verimlilik düşüklüğü” gibi soyut ve belirsiz kavramlar gerekçe göstererek istediği okulu kapatma yetkisinin verilmesini de yine aynı hedefi sağlamaya yönelik çaba olarak yorumlamak gerekir.

Aynı kapsamda mevcut okulların örneğin imam hatiplere dönüştürülmesi halinde de okul isimlerinin değiştirilebilmesinin önü açılmıştır. Hatırlanacağı üzere Sendikamızca açılan davada Danıştay, keyfi olarak okul isimlerinin değiştirilemeyeceğine hükmetmiş, İsmail Hakkı TONGUÇ ve Mustafa Necati gibi Cumhuriyet kahramanlarının isimlerinin okullardan silinmesine izin vermemişti. Yeni düzenleme ile bu yargı kararlarının aşılmaya çalışıldığı açıkça görülmektedir.

Söze konu yönleriyle hukuka aykırı düzenlemeler öngören yönetmeliğe sendikamızca dava açılmıştır.

Okulların tektipleştirilmesine, laik devlet ilkesinin geriletilmesine izin vermeyecek hukuk mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Asım Arı 5 ay önce

Neden okullarda namaz kılınmasın mı?isteyen kılsın istemeyen kılmasın? Böylesi daha özgürce!! değil mi sizin deyiminizle

Avatar
adem 5 ay önce

ayrışma falan olmaz, sadece bazılarının din düşmanlığı kabarmış, olan bu ..

Avatar
Fatih Güneş 5 ay önce

Burası müslüman bir ülke mescid değilde kilise, birahane mi açılsın
Niye rahatsız ediyor sizi

Avatar
Mehmet aliun 5 ay önce

Mescit istemeyenler ölünce kilisenin bahçesine gömülsün

Avatar
Yunus 5 ay önce

Çatlayın dinsizler

Avatar
İsmet 5 ay önce

Mescit istemiyoruz demek mantıklı değil. Özel okulda çalışan kişiler sabah mesaiye başlıyor ve yatsı namazından sonra eve gidebiliyor. Bu nedenle öğlen, ikindi, akşam namazlarını gidip temizlik odasında veya kalorifer kazanında kılmak zorunda bırakılıyor. Mescit kelimesi yerine inançların ibadet odaları yapılmak zorundadır denilseydi daha iyi olurdu. Böylelikle her dinin bir odası okulda hizmet verirdi. Aleviler cem odasına sünniler mescit odasına kavuşurdu. Namaz kılmak amacıyla camiye gitmek için okuldan çıkmaya izin isteyene "sen kaza et, günahı bana olsun" deme yetkisine sahip olduğunu düşünen yanlış düşünceli idareciler maalesef bu dünyada çok. Namazın kazası ayetlerde yok savaşta bile at sırtında kılınmak zorunda.

Avatar
Nuh 5 ay önce

Laiklik nedir ? İslam Nedir. Ateizm nedir? Deist nedir? Darvinizm nedir? Adem kimdir kimlerin atasıdır?Maymun kimdir kimlerin atasıdır? Ademoğlu ile maymunoğlu arasında hangi farklar var?

Avatar
Semih 5 ay önce

Laiklik nasıl ki namaz kılmayanlara gerekli tedbirleri alıp onlara namaz kılmama özgürlüğü veriyorsa aynen onun gibi namaz kılanlara da bu vazifelerini yerine getirmeleri için gerekli hassasiye t ve tedbirleri almak zorundadır. Yoksa bu laiklik değildir. Kendini laik zannedenler nefislerinin hesabına gelmeyen din namına görüp duyarlarsa rahatsız olup bunu mahalle baskısı olarak millete yutturmaya çalışıyorlar.