Bu haber kez okundu.

PISA'dan Sonra PIAAC'da da Sınıfta Kaldık!
Daha önce 15 yaş grubundaki öğrencilerin katıldığı PISA sınavının sonuçlarını değerlendiren "Niçin" kitabının yazarı Prof. Dr. İskender Öksüz, bu kez PIAAC, yani ‘Yetişkin Becerilerinin Milletlerarası Değerlendirmesi’ testini ve sonuçlarını kaleme aldı.

PISA 15 yaşındaki gençlerimizin sınavıydı. Ya büyükler? Büyüklerimizin büyüklüğüne hep şahidiz. Onlar daha iyi durumdadır değil mi?

Maalesef OECD, büyüklerin becerisini ölçen bir test de geliştirdi: PIAAC. Programme for the International Assesment of Adult Competencies, Türkçesi ile “Yetişkin Becerilerinin Milletlerarası Değerlendirmesi”.

PIAAC şunları ölçüyor: 16-65 yaş aralığında okur-yazarlık (literacy), sayısal beceri (numeracy) ve teknolojice zengin ortamda problem çözme. Böylece eski gençlerin bugünkü hallerini de görüyoruz. Maalesef bu resim de PISA kadar karanlık: Okur-yazarlıkta testin yapıldığı 33 ülke arasında 31’inci, yani sondan üçüncüyüz. Sadık dostumuz Şili yine bizi kurtarıyor, bir de Jakarta… (Endonezya OECD ülkesi değil, fakat başkent Jakarta’da OECD’nin bir bürosu var ve sadece o şehirde PIAAC uygulanmış.) Sayısalda yerimizi koruyoruz, yine sondan üçüncüyüz. Ancak Şili ile Jakarta, altımızda yer değiştirmiş. Teknolojice zengin ortamda problem çözme, bilgisayar kullanımına dayanıyor. Sonuncuyuz. Bu dalda maalesef Jakarta’da henüz anket yapılmamış. Şili haini ise bizden iyi puan almış.

ÇARESİZLİK ÇEMBERİNDEYİZ

Sadece puanlara bakmakla görülmeyen başka özelliklerimiz de var:

* Üniversite tahsili, okumaz-yazmazlığı pek düzeltmiyor.

* Piyasamız yüksek tahsillileri havada kapmıyor. Üniversiteye girişteki kadar çıkışta da kuyruk var.

* Cinsiyetler arası beceri farkının kadınlar aleyhine en çok açıldığı ülkelerdeniz.

* Diğer ülkelerde tahsil seviyesi ile güven, yani toplum sermayesi tahsille yükselirken, Türkiye’de değişmiyor. Okusak da okumasak da güvenmiyoruz.

* Okulda kazanılan beceriler mezuniyet sonrasında hızla kaybediliyor.

TED Üniversitesi’nin düşünce kuruluşu TEDMEM’e göre iki vahim eksiğimiz şunlar:

1. Yetişkin nüfusun kaydadeğer bir kısmı temel düzeyde okuma yazma, okuduğunu anlama, sayıları anlama ve sayısal işlem yapma becerilerinden yoksun.

2. Üst düzeyde beceri sahibi nüfus, OECD ülkelerine kıyasla pek düşük.

Çarpıcı olan insanımızın eğitimsizliği değil, eğitimimizin beceri kazandırmaması. Eğitimcilerimizi de bu eğitim sistemi eğittiğine göre bir çaresizlik çemberindeyiz. Beceriksizden beceri çıkmıyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdullah 9 ay önce

Sözde Müslümanlığın yüzde 95 olduğu bir ülkedeyiz. İslam'ın ilk emri OKU. Dünyada en az okuyan toplumlardan biriyiz. Yani İslam'a uyduğumuz için değil, uymadığımız için gerideyiz. Bu yıllardır böyle şaşılacak birşey yok.

Admin sayfa yenilemesinden yorum yapılamıyor, haberin olsun

Avatar
133 9 ay önce

bunun kökten değişmesi lazım. sistemle beraber okul öncesi eğitimi her yerde yaygınlaştırılıp öğretmenlerin neyi nasıl öğreteceği katı bir şekilde belirtilmeli ve uygulanmalı. Aile eğitimleri de bilhassa yaygınlaştırılmalı. başka çaresi yok.