MEB'in temyiz dilekçesine ders gibi yanıt:

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Danıştay 8. Daire’nin ‘Andımız okutulsun’ kararını temyize götürmüş ve davacı Türk Eğitim-Sen’e de 30 günlük bir yanıt süresi verilmişti. 30 günlük süreyi tamamlayan Türk Eğitim-Sen dün MEB’in temyiz dilekçesine yanıtını İdari Dava Daireleri Kurulu’na sundu. 12 sayfalık yanıtta, usule ve esasa ilişkin itirazlar yazıldı. MEB’in eğitim sendikasının taraf olarak davayı açma ehliyetinin olmadığı yönündeki iddialarına, “Davalı idare, ehliyet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de, idari yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere müvekkil sendikanın davanın açılmasında taraf ehliyeti bulunmaktadır; bu yönden davanın reddine karar verilemez” yanıtı verildi.

‘TÜRK MİLLETİNİN MİLLİ KİMLİĞİ SORGULANAMAZ’

Esasa ilişkin itirazlarını da sıralayan sendika, MEB’in dilekçesinde davayla bağlantılı olmayan hususlara yer verdiğini belirtti. Yanıtta şu ifadelere yer verildi: “Davalı idare hukuki gerekçeleri tartışmak yerine, ilgisiz bir şekilde milli kimlik, uluslaşma ve Öğrenci Andı başlıkları altında konuyu ele almıştır. Tarihi bilgi eksikliğine rağmen, bir otorite gibi Fransız İhtilali’nden başlayarak, Osmanlı İmparatorluğuna gelmişler; oradan da konuyu alakasız bir şekilde Türk Ocaklarına bağlamışlardır. Ve hatta ‘Türk ulusal kimliği tarih sahnesine çok geç çıkmıştır’,’Bu kapsamda, milli kimliğinden habersiz yaşayan Türk toplumuna …’ gibi ifadeler ile dava konusunu hukuki zeminden çıkarmışlardır. Ayrıca; resmi kaynaklara göre, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Forsunda bulunan 16 yıldız, tarihteki 16 büyük Türk İmparatorluğunu, ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyeti'ni simgelemektedir. Dünya tarihinin bilinen en eski milli kimliklerinden birisi TÜRK milli kimliğidir. Binlerce yıllık şanlı geçmişi olan Türk Milleti’nin milli kimliğinin varlığı sorgulanamaz.”

ATATÜRK’ÜN SÖZLERİYLE YANIT

“Büyük Atatürk’ün, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir’ şeklindeki tanımını yaptığı milli kimliğimiz, Anayasamızın 66. Maddesinde de ‘Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.’ şekliyle tanımlanmıştır. Bu noktada, hiç bir vatansever Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, Andımızın içeriğinden rahatsız olamaz. Hele ki, öğrencilerimizin her sabah okuduğu bu metinde bulunan temel değerler ve aidiyet şuuru, öğrencilerde oluşturulmaya çalışılan davranış değişikliklerinden ve eğitimin temel amaçlarındandır.”

UZMAN GÖRÜŞLERİ TEMYİZ AŞAMASINDA ALINDI’

MEB’in dilekçesinde ‘yetkin pedagoji uzmanlarının’ görüşleri doğrultusunda Andımızın kaldırıldığı yönündeki iddialarına da şu yanıt verildi: “Davalı idare temyiz dilekçesinde, dava konusu olayın özünden uzaklaşmış ve adeta kutuplaşmayı artıracak nitelikte ifadeler kullanmıştır. Davalı vekili tarafından, bilimsellikten uzak bir şekilde kendince pedagojik değerlendirmeler yapılarak Öğrenci Andının kaldırılması hukuken gerekçelendirilmeye çalışılmıştır. Davalı idare dava dilekçemize verdiği cevapta tesis edilen işlemin gerekçesi olarak Öğrenci Andının icra ediliş şeklinden söz etmesine karşın temyiz dilekçesinde pedagojik değerlendirmeler yapmıştır. Görüleceği üzere davalı idare, davanın açıldığı tarihten günümüze kadar geçen sürede ciddiyetten uzak bir tutum sergilemiştir. Kısaca, Öğrenci Andının kaldırılmasına dair yönetmelik değişikliği sebep unsuru açısından hukuka aykırıdır; Danıştay 8. Dairesinin kararı onanmalıdır.”

ANAYASA’NIN 2. MADDESİYLE BAĞLANTILI’

Andımızda yer alan, “Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim” ifadelerinin Anayasanın 2’nci maddesi ile doğrudan bağlantılı olduğu belirtilen yanıtta, “Anayasa’nın 2’nci maddesinde ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı… bir hukuk devleti olduğu’ belirtilmektedir. Anayasa’da yer alan ve öğrenci andında geçen ifadede Atatürk milliyetçiliğinin ırk ayrımcılığını gözeten bir söylem değil, ülke sınırları içinde yaşayan tüm insanları kapsayan birleştirici bir milliyetçilik anlayışı olduğu aşikârdır” denildi.

‘8. DAİRENİN KARARI ONANMALI’

Bakanlığın dilekçesinde ‘Öğrenci andı ırkçı, ayrılıkçı, bir ırkı üstün gören, yücelten ifadeler taşımaktadır’ sözlerine de sendika şu yanıtı verdi: “Öğrenci Andında geçen her ‘Türk, Türk’üm’ vb gibi kelimelerin yalnız bir ırka özgü ırkçı söylemler olmadığı açık ve net olarak anlaşılmaktadır. Öğrenci Andı bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Andımızda yer alan ana temaların daha çok çalışkanlık, doğruluk, dürüstlük, erdemlilik, saygı, sevgi gibi insani evrensel değerlere atıfta bulunduğu açıktır. Öğrencilerimize evrensel değerleri benimsetmeyi, Atatürkçülüğe bağlılığı, ülkesini sevmeyi, çalışkan ve dürüst olmayı, küçüklerini koruyucu, büyüklerine saygılı olmayı, her alanda yükselmeyi ve ileri gitmeyi özendiren Öğrenci Andının geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza okutulmasının ayrımcılık, ırkçılık, eşitsizlikle bir ilgisinin olduğu söylenemez.”

Davacı sendika, sonuç ve talep kısmında da MEB’in temyiz talebinin reddedilmesine ve Danıştay 8. Dairesinin verdiği kararın onanmasını talep etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kerim 2 hafta önce

Müslümanan olduğum için ve rahatsızım. Şimdi vatansever olmuyor muyum bu satılık sendikaya göre ?