Öğretmenlere ve Memurlara Yapılan Bu Zulme Son Verilsin!
Başta MEB olmak üzere yetkililerce kamuoyu önünde aşağılanan, hırpalanan öğretmenler ciddi bir saygınlık erozyonuna tabi tutuldu. İtibarı zedelenen ve Eğitim Sisteminin içinde bulunduğu yapısal tıkanmanın, krizin ve başarısızlıkların ana sorumlusu olarak görülen öğretmenler, hazırlanan ‘Öğretmen Strateji Belgelesi’yle yeterliliği ve niteliği artırılması gereken bir meslek grubu olarak gösteriliyor. 80 yıldır süregelen köklü sorunların perdelenmesinde günah keçisi olarak kullanılan öğretmen camiası veli ve öğrenciler nezdinde nahoş konumlara düşürülürken ekonomik olarak da her geçen yıl gizli bir yoksullaşmaya yol açan ücret politikalarına tabi tutuluyor. 

Toplu sözleşme görüşmelerinde, yetkili sendikanın inanılması güç sözleşmelere imza atarak memuru büyük zararlara uğrattığını dikkate aldığımızda sendikal kazanımlarından da yoksun kalan öğretmenler, yetmezmiş gibi yine yetkili sendikanın akıl almaz talepleriyle karşı karşıya kalıyorlar. ‘’Toplu sözleşme kararlarından sadece yetkili sendika üyeleri yararlansın’’ diyen yetkili sendikanın başkanı, kendi sendikalarına üye olmayanların bu haklardan yararlanması için kendilerine ‘’dayanışma aidatı’’ adı altında bir nevi ‘’haraç’’ ödemeleri gerektiği açıklamasında ısrar ederek memurun bu yılki görüşmelerden de çırak çıkacağının işaretlerini veriyor. 

Yetkili konfederasyon olan Memur Sen’in verdiği bu zararların yanı sıra maaş zamlarının enflasyona ezdirilmesi ve acımasız vergi dilimi uygulaması da memurun, bilhassa da en düşük ücretli memur grubunda yer alan öğretmenin her geçen gün biraz daha yoksulaşmasına neden oluyor. Memurlara yılın ilk yarısında yüzde 3 zam yapılırken yıl başından bu yana enflasyon artışı yüzde 6.8 oldu. Gıda enflasyonu da yüzde 17 ile rekor seviyeye yükseldi. Enflasyon farkından dolayı aylık en az yüzde 3.8 kayıp yaşayan ve maaşı eriyen memurlar, vergi diliminin 13 bin lirada tutulması nedeniyle nisan-mayıs aylarından itibaren yüzde 20’lik vergi dilimine girerek büyük bir kayba daha uğradılar. Bu yılın ikinci yarısı için maaşlara öngörülen yüzde 4 zam daha günü gelmeden enflasyona, hayat pahalılığına ve vergi dilimine maruz kalarak eridi. Maaş zammı ile enflasyon arasındaki yüzde 3.18’lik fark dikkate alındığında, en düşük memur maaşında 83 lira, ortalama memur maaşında da 88.5 lira kayıp oluştu. 

Maliye Bakanlığı gelir vergisi dilimini bu yıl 13 bin TL ile sınırladı. Yani çalışanlar 13 bin lira gelir elde ettiği anda vergi kesintisi yüzde 15’den yüzde 20’ye çıkıyor. Çalışanların brüt maaşları üzerinden yapılan vergi dilimi uygulaması sonucunda memurlar temmuz ayında alacağı zammı iki ay öncesinden devlete vergi olarak ödemeye başlıyor. Yapılacak zam yüzde 4 iken vergi yüzde 5 artırılarak zam anlamsızlaştırılıyor ve çalışanın maaşı buharlaştırılıyor. Sabit gelirli çalışana uygulanan bu vergi adaletsizliği nedeniyle gelir dağılımı olumsuz etkilenirken dikkatlerden kaçan adaletsizliği artıran bir husus da tüm çalışanların aynı vergi dilimi uygulamasına tabi tutulması. Dört çocuklu memur ile bekar bir memur arasında fark gözetilmemesi mağduriyeti artıran bir rol oynuyor. 25-30 TL gibi komik çocuk yardımlarıyla göz boyanması bu adaletsizliği örtmeye yetmiyor. 

ÖZGÜR EĞİTİM SEN olarak; sabit gelirli olarak addedilen memurun gelirini yıl içerisinde bir yandan enflasyona ezdirirken bir yandan da vergi dilimi uygulamasıyla her ay biraz düşürerek sabit olmaktan çıkaran bu uygulamaya son verilmesini istiyoruz. 2017 Ocak ayı itibariyle vergi dilimi sabitlenen asgari ücretliler gibi tüm memurların da vergi diliminin sabitlenmesini veya yapılacak zamların vergi dilimi kaybı dikkate alınarak yapılmasını ve bu konudaki hak mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyoruz.
21.06.2017
Bekir BİRBİÇER
Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AHMET YALAZ. 5 ay önce

MEB , ENDİ BAŞARISIZLIĞINI ÖĞRETMENLERE YÜKLEMEYE ÇALIŞIYOR. 1 MİLYON ÖĞRETMEN VAR. BUNLARIN EN AZ DÖRT OY VEREN TANIDIĞI OLSA; 4 MİLYON KİŞİ YAPAR. İLK SEÇİMDE HÜKÜMETİ SANDIĞA GÖMMEYE YETER BU SAYI. O NEDENLE BAKANLIK ÖĞRETMENLERDEN ELİNİ ÇEKMELİDİR.