Bakan Yılmaz'dan sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat açıklaması

Bakan Yılmaz'dan sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat açıklaması. Bakan Yılmaz mülakat sorusunu cevapladı. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz önceki gün Genel Kurul MEB bütçe görüşmelerinde MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'ı öğretmen mülakatları ile ilgili sorusunu cevapladı. İşte Bakan Yılmaz'ın mülakat sorusuna verdiği o cevap: MHP MV. ERKAN AKÇAY  Müsaadenizle veya aracılığınızla Sayın Millî Eğitim Bakanına bir soru yöneltmek istiyorum. Öğretmen alımlarındaki mülakatların hak, adalet ve objektiflik içinde yapılmadığı konusunda toplumda genel bir kanaat oluşmuştur. Öğretmen adayları her öğretmen atamasında ayrı ayrı mülakata mı girecek? Mülakatların bilgi, liyakat ve objektiflik ölçümünün yapılabileceği bir yöntemin getirilmesi için bir çalışmanız var mıdır?

BAKAN İSMET YILMAZ:  Teşekkür ederim.Yine, bu sözlü sınav uygulamasına niçin geçildiğiyle ilgili soru vardı. Öğretmenlik, eğitimi doğrudan etkileyen, sosyal, kültürel, ekonomik, bilimsel ve teknolojik boyutlara sahip, alanında uzmanlık gerektiren, akademik çalışma ve mesleki formasyonla yoğrulmuş bir ihtisas mesleğidir. Bugünün toplumu dünün eğitim sistemi ve bu sistemde görev alan öğretmelerin eseridir. Yarını şekillendirecek olan da şu anki eğitim sistemimiz ve bu sistemin en önemli aktörü olan öğretmenlerdir. Merkezî usulle test sistemine dayalı, bilişsel becerilerin değerlendirilmesini esas alan mevcut istihdam sistemi duysal ve psikomotor becerilerinin de gerekli olduğu öğretmenlik mesleği için yeterli değildir. Sözlü sınav yöntemiyle sadece bilgi düzeyi değil, öğretmen adayının tutum, davranış, duygu, ifade gücü, iletişim beceresi, ikna kabiliyeti, öğretmenlik mesleğini temsil beceresi de belirlenmektedir. Kaldı ki, 10’uncu Kalkınma Planı’nda –onda da söyledim- “Doğu’da ve Güneydoğu’da öğretmenlerin sirkülasyonu çok fazla, bunu ortadan kaldırın.” deniyordu. İşte bunu ortadan kaldırmanın çözümü ya bu sistemi getirmek ya da Türkiye'nin mali gücü artığında, -eğitime- millî geliri arttığında, bütçe geliri arttığında…

O zaman diyeceksin ki: “Doğu’da veya Güneydoğu’da çalışanlara ilave mali destek veriyorum kalmaları kaydıyla.” O da, herkes kalır mı kalmaz mı, ayrı bir şey. Türkiye Cumhuriyeti’nin her köşesinde mutlaka biz eğitime hem fırsat eşitliğini savunacağız hem de bazı yerleri öğretmensiz bırakacağız, bu doğru değildir. Hem fırsat eşitliğini eğitimde sağlayacağız hem de… Öğretmensiz bırakmak şudur: Kadrolu veya sözleşmeli, ikisinin de özlük hakları aynıdır ama ücretli öğretmene mahkûm ederseniz bu eğitimdeki kalite farkını gideremezsiniz; bu da o bölgeye yapılacak hizmet değil, en büyük kötülüktür.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
melisa demir 2 yıl önce

hala sözleşmeli ile kadrolu arasinda fark yok diyor en az 20 tane fark var ama bakan bey kamu oyunu yaniltiyor.Es durumu hakki ve mali haklar yok.En baska benim 2 cocugum bar ailemden ve cocuklatimdan 1.5 yildir ayriyim benim hakkima her kim giriyorsa Allah ona yasaďigim acinin mislini versin