İLLA ÖĞRETMEN Mİ ÖLMELİ!

Yıldırım ilçesinde Namazgah İhsan Dikmen İlkokulu'nda bayan bir velinin okula gelerek, çocuğuna iyi davranmadığı iddiası ile sınıf öğretmeni Tolga Daştan'ı bıçaklanmasında veliye herhangi bir cezai yaptırım uygulanmamasına tepki gecikmedi. Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 Nolu Şubesi, olayın yaşandığı okulun önünde düzenlediği eylemle velinin serbest bırakılmasını kınadı. Sendika üyeleri, farklı okullardan gelen öğretmenler ve çok sayıda veli; ellerindeki 'öğretmene şiddete hayır' dövizleriyle ve hep bir ağızdan haykırdıkları 'okullarda şiddet istemiyoruz' sloganlarıyla eyleme destek oldu.

Toplumun geleceğini inşa eden öğretmenlerin ulvi görevlerini yerine getirirken karşılaştıkları tüm zorlukları sineye çekmelerine rağmen bir de canlarına kast edilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığının altını çizen Numan Şeker, "Geçtiğimiz günlerde Yıldırım ilçemizde Namazgah İhsan Dikmen İlkokulu'nda Tolga Daştan arkadaşımıza saldırıda bulunan ilgili kişinin salıverilmiş olması eğitim camiası adına endişe vericidir. Başta öğretmenlerimiz olmak üzere eğitim çalışanlarının herhangi bir tehdit altında hissetmeden görev yapacağı bir ortam bulanmamaktadır. Hz. Ali'nin ifadesiyle  'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum' İltifatına mazhar olan öğretmenlerimizin canları bugün kast edilir bir duruma gelmiştir" diye konuştu.

"DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE EĞİTİMCİLERE VERİLMESİ GEREKEN DESTE ESİRGENMİYOR"

Sağlık Bakanlığı'nın desteğinin benzerini öğretmenler için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan göremediklerini hatırlatan Numan Şeker, "Ülkemizde bir doktora hasta yakınının saldırılmasında Sağlık Bakanı, basının önüne çıkıp 'doktorun yanında olduğunu ifade ederek gerekenin yapılması için konunun takipçisi olacağız' diyor. Bugün hangi hastaneye giderseniz alınan güvenlik önlemlerin yanında maddeler halinde doktora yapılan saldırı da uygulanacak yaptırımlar duvarlarda asılıdır. Alınan caydırıcı tedbirlerle bugün hastanelerde doktora şiddet giderek azalmıştır" diyerek, Milli Eğitim Bakanlığı'nı sert bir şekilde eleştirdi.

"OKULLARA KADROLU GÜVENLİKÇİ VERİLMELİ"

Hastanelerde alınan tedbirlerin aynısının okullarda da alınması halinde okullarda şiddetin biteceğini vurgulayan Şeker, "Okullar yolgeçen hanına dönmüş durumda. Milli Eğitim Bakanlığı, yanlış kitap bastırıp sonra da toplayıp yeniden kitap bastıracağına her okulun önüne kadrolu güvenlikçi versin. Bu okulların güvenliğini kapıda 10 yaşındaki nöbetçi öğrencilere veya öğretmen arkadaşlara yaptırılmaktadır. Kesinlikle bunun çözümü kadrolu güvenlikçi verilmesidir. 'Ekonomik yönden bu mümkün değil' hiçbir anlamı yoktur. Eğer devlet, özel okullara giden öğrenci için veliye 3 bin TL, 4 bin TL gibi desteği kendinde görüyorsa; çocukların güvenliğini koruma adı altında her okula bir güvenlikçi vermesini de buradan sendika olarak talep ediyoruz. Ancak bugüne kadar öğretmenlerimize yapılan şiddette bir Milli Eğitim Bakanı'nın 'öğretmenimizin yanındayız' dediğini duymadık" diyerek açıklamasına şöyle devam etti: "Ayrıca bu elim olayda İl Milli Eğitim Müdürü veya müdürlükten herhangi biri, Tolga Daştan öğretmenimizi ne arıyor ne de olay yerine geliyor. İl Milli Eğitim Müdürü sahip çıkmazsa bu olaylar, kentimizde devam eder."

"ÖĞRETMEN ÖNCELİKLİ ANLAYIŞ HAYATA GEÇMELİ"

Türkiye'de okullarda öğrenci öncelikli bir anlayışın hakim olduğunu ifade eden Numan Şeker, "Herhangi bir olay olsun ya da olmasın öğrencisinin ağzına bakarak ya da velinin öğretmenden haz etmemesi durumu karşısında veli, BİMER'e, CİMER'e veya alo 147'ye şikayette bulunuyor. Gelen soruşturmalarda da veli her zaman haklı çıkıyor. Ama öğretmene yapılan şiddete veli, maalesef elini kolunu sallayarak çıkıyor. Herhangi bir yaptırım uygulanmıyor. Ülkemizde maalesef öğretmenleri, velilerin ve öğrencilerin önüne adeta atar gibi bir anlayış var. Bunu da şiddetle kınıyoruz. Öğretmen önceliği olması ve öğretmenlerin de dinlenmesi gerekiyor. Her veli kendi sorununu kendi çözme noktasında hareket etmelidir. Bir problemi varsa okula gelerek öğretmen ve okul idaresi ile görüşüp çözmelidir. Dünyanın hiçbir yerinde eğitimcilere verilmesi gereken destek esirgenmiyor. Öğretmene verilmesi gereken değerin toplumun tüm kesimleri tarafından önemli olduğu söylenmesine karşın yapılan uygulamalar bunun böyle olmadığını göstermektedir" şeklinde konuştu.

"KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"

Yaşanan elim olay ile eğitim çalışanlarına yapılan şiddet son bulmasını dileyen Şeker, "Şimdi bu okuldaki öğretmen ve idareci arkadaşlarımızın, öğrencilerimizin psikolojik durumunu düşün bunun üstüne de eğitimde kalite bekleyin. Kesinlikle bunların önlenmesi gerekiyor. Bu endişelerimizin giderilmesi başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili ve yetkililerden alacakları kararın bu doğrultuda olması hassasiyetlerini bekliyoruz.  Eğitimci ve idareci arkadaşlarımızın huzurlu bir ortamda eğitime devam etmeleri gerekiyor" diyerek, sözlerini şu cümlelerle tamamladı: "Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No'lu Şube olarak konunun takipçisi olacağız. Bu elim olaydan sonra arkadaşımız, iş yeri temsilcimiz Tolga Daştan'a geçmiş olsun derken, Allah'tan acil şifalar diliyoruz. Sendika olarak öğretmenlerimizin ve tüm kamu çalışanlarımızın bir daha böyle bir olayla karşı karşıya kalınmamasını temenni ediyoruz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.