Milli Eğitim Bakanından Tüm Öğretmenleri İlgilendiren Çok Önemli Açıklamalar

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kanal 7'de soruları yanıtladı

İsmet Yılmaz'ın sorulara verdiği cevaplar:

Neden Mülakatla öğretmen aldınız?

Eğitimdeki en önemli unsur öğretmen, Öğretmen eğitimin kilit taşıdır. Dolayısıyla öğretmenin niteliğini arttırmalıyız. Daha önce KPSS'den en yüksek puanı alan atanıyordu. Peki bu doğru bir atama usulümüdür? Geleceğimizi teslim ettiğimiz öğretmenler için doğru bir yöntem değildir.Bundan sonra bütün öğretmenler mülakatla alınacak. 90 puan alanı alırken hakkaniyete uygun da, 91'i alırken neden hakkaniyete uygun olmasın.

 

Size oy vermemiş olan öğretmen adaylarını bu mülakatta eleyebilirsiniz?

Kardeşimiz dahi olsa bu işi başaramıyorsa işi teslim edemeyiz. En nitelikli insanları almak ve başarılı olmak en önemli unsurumuzdur. Siyasi görüşü dikkate alınarak puan verilmiyor. Bu soruların sorulduğu iddia ediliyor; Son yüzyıla yön veren lider kimdir? Başkomutan kimdir? Gezi olaylarına katıldınız mı? Reis denince aklınıza ne geliyor? Tarık akan hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunların sorulduğu iddia ediliyor ama bunlar soru havuzumuzda kesinlikle yok. 18 ilde 300 komisyon ve bine yakın görevli ile mülakatlar yapıldı. Öğretmenlere her yıl sözleşme yapılacak. 4 yılın sonunda performansı yeterliyse kadroya alacağız.

FETÖ'den ne kadar kişi atıldı?

28300 kişiyi FETÖ'den dolayı MEB ile ilişkisini kestik. Peki bunu nasıl yaptık. Bunların içinde 28 kişiyi hatalı atmış değiliz. Hatamız binde 1 bile değil. Eğer hata varsa bunları geri alacağız. Peki kriterlerimiz neler oldu? Aktif-Sen'e üye olanlar, eğer 1-2 ay üye olmuşsa yine atmadık. Eğer bu sendikaya üyeliği devam etmişse ihraç ettik. Bank Asya'da 340 lirası olanı attınız dediler kesinlikle böyle birşey yok varsa getirsinler hemen geri işe alayım. Bizim için ne zaman kriter oldu? Gülen'in verdiği talimatla oraya para yatıranlar bizim için kriterdir. Bylock denen bir sistem var. Birde bunu kriter olarak aldık. Bu kriterlere kimse birşey diyemez. İhraç ettiklerimizin 2635 kişi tutuklanmış. 313 kişi de aranıyor.

Tam gün eğitime geçince yeterli dersliğimiz var mı?

Geçen yıldan bu yıla ilişkin 20 bin derslik kazandırdık. her yıl 28 bin derslik yaptık. 2019'a kadar tekli eğitime geçeceğiz. Hiçbir sıkıntımız yok. Öğretmen konusunda da sıkıntı yok. Bizim norm fazlası öğretmenimiz var. İyi planlama yaparsak, norm fazlası öğretmenleri de kullanırsak sıkıntımız olmaz.

5. sınıflarda yabancı dil eğitimindeki amaç nedir?

Maça bellidir. İngilizceyi öğrenemiyoruz. Dünyayla yarışacaksak evrensel bir dile ihtiyacımız var. İngilizcenin dünya dili olduğunu kabul ediyoruz. Yetkilerimizi yerele devretmek istiyoruz. Arapça'da Fransızca'da verilebilir. Okul aile birliği belirlesin istiyoruz. 5. sınıflara 20 saat ingilizce, 4 saat matematik, yanına 5 saat türkçe olacak. Daha iyi eğitim için Yurtdışından öğretmen bilr getirmeyi düşünebiliriz.

Öğrenciler zorla imam hatiplere mi yönlendiriliyor?

Taşıam suyla değirmen dönmez, talep olmadan olmaz. Heryer imam hatip oldu diyorlar. İmam hatiplerin oranı şuanda yüzde 12.
 

Milli Eğitim Bakanı (MEB) İsmet Yılmaz, Bakanlık'tan ihraç edilen personele ilişkin, "Şu anda ihraç edilenlerin 156'sı gözaltında, 2 bin 635'i tutuklanmış. 2 bin 237 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Bizim ihraç ettiklerimizden 313 kişi de aranıyor, yani firari." dedi.

 

Kanal 7'de "Başkent Kulisi" programında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve soruları yanıtlayan Yılmaz, "FETÖ ve PKK ile iltisaklı öğretmenlerden uzaklaştırma, ihraç etme açığa alma işlemleri kapsamında kaç öğretmen atıldı?" sorusuna, "MEB olarak 28 bin 163 kişiyi Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) ekine koyaraktan Bakanlığımızla ilişiğini kestik. Neden dolayı? Bu terör örgütü, paralel yapıya iltisakı, bağlantısı olduğu değerlendirildiği için." yanıtını verdi.

Bakan Yılmaz, ihraç edilen personele ilişkin şu bilgileri verdi:

"Şu anda ihraç edilenlerin 156'sı gözaltında, 2 bin 635'i tutuklanmış. Yani bizim dışımızda Cumhuriyet Savcısı, bu kişi hakkında terör örgütüne üyelik olduğunu, bağlantısı olduğunu, yeterli delil olduğunu değerlendirerek tutukluluk kararı vermiş. 2 bin 237 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Bizim ihraç ettiklerimizden 313 kişi de aranıyor, yani firari. Bizim yaptığımız işler de kesinlikle doğru bir işlem. Yaklaşık 2 bin 300 civarında okul, yurt ve diğer kurumları kapattık. Okul olanlarını hemen hemen kapattık. İstisna bir tanedir, o da Elazığ'da bombalı saldırı yapılmıştı il emniyet müdürlüğü binamıza. Onların acil bir bina ihtiyacı oldu. Bu yapıdan bize intikal eden bir okulumuzu emniyet müdürlüğüne tahsis ettik. Bizim yaptığımız işlerde çok büyük bir doğruluk payı vardır."

- "Norm fazlası öğretmen var"

Tam gün eğitime 2019'da geçileceğinin hatırlatılması üzerine Yılmaz, temel eğitimdeki ikili eğitimde 4 milyon 600 bin, ortaöğretimdeki ikili eğitimde 435 bin öğrenci bulunduğunu kaydetti.

Bakan Yılmaz, geçmiş yıllarda arka arkaya üç yıl 28 bin derslik, sadece geçen yıl 20 bin derslik kazandırıldığını, bu başarının devam etmesi halinde tam gün eğitime geçileceğini bildirdi.

Norm fazlası öğretmen bulunduğunu aktaran Bakan Yılmaz, iyi bir planlamayla norm fazlası öğretmenlerin de sisteme katılması halinde öğretmen ihtiyacının kalmayacağını ifade etti.

İsmet Yılmaz, "Tam gün olan okullarda öğrencilere öğle yemeği verilebilir mi?" sorusuna, "Taşımalı eğitimle taşıdığımız çocukların hemen hemen tamamına yakınına öğle yemeği veriyoruz. Tekli eğitimde olabilir mi? Ülkemizin ekonomik ihtiyaçlarıyla vatandaşlarımızın talepleri optimum bir noktada buluştuğunda bu dahi yapılabilir." yanıtını verdi.

- "Bizim soru havuzumuzda bu sorular yok"

Sözleşmeli öğretmen alımlarında yapılan mülakatlarda sorulan sorulara ilişkin ise Yılmaz, şunları söyledi:

"Basında sorulardan örnekler veriyorlar. 'Bize böyle soru sordular.' diyorlar. 'Son yüzyıla yön veren lider kimdir? Başkomutan kimdir? Yılbaşı kutlaması yapar mısınız? Gezi olayları sırasında ne hissettiniz? Hangi yurtta kaldınız? İnsan kopyası iyi midir? Maç izler misiniz? Ne tür yemekler yapıyorsunuz? Terör örgütlerini sayınız? Tarık Akan hakkında ne düşünüyorsun? Reis deyince aklına ne geliyor?' Bizim soru havuzumuzda bu sorular yok."

Mülakatların 18 ilde üç yüz komisyon, bine yakın görevli tarafından gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, 28 Eylül'de sonuçları açıkladıklarını, 28-30 Eylül arasında itirazları aldıklarını, 53 bin kişi arasında sadece 3 bin 300 kişinin itiraz ettiğini bildirdi.

- "Psikoteknikle öğretmen yapılması çok doğru"

Bakan Yılmaz, Milli Eğitim Komisyonu'nda bir kanun tasarısı olduğunu hatırlatarak, "Sözleşmeli öğretmen yapılırken, Anamuhalefet Partisi milletvekili dedi ki 'Psikoteknikle yapılması gerekir.' Kesinlikle çok doğru. Dedim ki kesinlikle yapılması lazım. Ama lütfen siz teklif verin biz destekleyelim dedik." ifadesini kullandı.

Psitoteknik yöntemine değinen Yılmaz, şunları söyledi:

"Yolcu taşıyan otobüslerin şoförleri ve tır şoförlerine bir de psikoteknik yapılıyor. Yani ruhsal durumu uygun mu? Trafiğe çıkacak, trafik canavarı mı olacak, normal mi olacak diye. Kesinlikle bazı ülkelerde öğretmenlere bu da yapılıyor. Kızdırdığında çocuğa nasıl tepki veriyor? Çocuğa şamar mı vuruyor? Ben bu sorulara cevap vermiyorum, dersi terk ediyorum, ders bitmiştir çocuklar mı diyor. Yoksa, çocuklar gelin bu konuyu araştıralım ilginç bir konuydu müfredatta yoktu ama mı diyor."

- "Yabancı dil eğitimi saatleri dil öğrenmede yeterli değil"

Bakan Yılmaz, gelecek yıl 5'inci sınıflara yoğun olarak verilmesi planlanan yabancı dil eğitimine ilişkin bir soru yanıtlarken, yabancı dil eğitimiyle ilgili sıkıntılar yaşandığını, Türkiye'nin her alanda iyi noktaya gelebilmesi için mutlaka evrensel bir dilin öğrenilmesinin gerektiğini vurguladı.

Yabancı dilden kastın sadece İngilizce olmadığına işaret eden Yılmaz, "Öğretilecek yabancı diller içerisinde Arapça da Fransızca da Rusça da olacak. Biz istiyoruz ki yetkilerimizi yerele devredelim, hatta öğretmen atamalarını bile. Kaymakamlıklar, ilçe müdürlükleri ve okul aile birlikleriyle karar verme mekanizması oluşturulsun. Onlar kendi evlatlarına kötü eğitim verecek bir öğretmeni barındırırlar mı?" diye konuştu.

Yılmaz, yabancı dil eğitiminin 2012-2013 eğitim öğretim yılından bu yana, ilkokul ikilerden itibaren verildiğini, ilkokul 2'inci, 3'üncü ve 4'üncü sınıflarda haftada 2'şer saat, ortaokul 5'inci ve 6'ncı sınıflarda haftada 3'er saat, 7'inci ve 8'inci sınıflarda da haftada 4'er saat İngilizce okutulduğunu anlattı.

Tüm yabancı dil eğitimi saatlerinin dil öğrenmede yeterli olmadığına işaret eden Bakan Yılmaz, "Önümüzdeki yıldan itibaren pilot illerden başlamak kaydıyla, İngilizce'yi 20 saatin üzerinde, 6 saatin üzerinde Türkçe, 3 saatte bir Matematik ufku açar, zihni açar, İngilizceyi anlamayı kolaylaştırır. Birde ya müzik ya resim, çocuğun hangisine yeteneği varsa seçmeli ders olarak 5'inci sınıflara 4 ders olabilecek şekilde paydaşlarımızla görüşeceğiz, pilot illerimizi seçeceğiz." dedi.

- "Önceliğimizi meslek liselerine vereceğiz"

Bakan İsmet Yılmaz, öğrencilerin zorla imam hatip okullarına yönlendirildiğine dair iddialara ilişkin, kişinin kendisi talep etmeden hiçbir şey yapılamayacağına dikkati çekerek, "İmam hatip liselerinin toplam lise içindeki oranı yüzde 12. Meslek liselerinin oranı yüzde 44. Meslek lisesi memleket meselesi. Önümüzdeki dönem bütün ağırlığımızı, önceliğimizi meslek liselerine, teknik eğitime vereceğiz. Dolayısıyla yüzde 12'yi görüp de yüzde 88'i görmüyorsan o zaman burada rakamlara bakarak konuşulmadığını görüyoruz." diye konuştu.

Proje okullar kapsamında yapılan öğretmen değişikliğine ilişkin bir başka soruya karşılık Bakan Yılmaz, proje okulların yeni bir olay olmadığını bu konuyla ilgili 2014 yılında alınan bir karar bulunduğunu anlattı.

Yılmaz, Türkiye genelinde kalitesini kanıtlamış okulların niteliklerini daha ileriye taşıyabilmeleri için 2014 yılında doğrudan Bakanlığa bağlandığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"155'in üstünde proje okul var. Yurt dışına proje üretiyorlar, bu projelerin başarılı olabilmesi için bu okulların özellikle desteklenmesi lazım. Yönetmeliğimizde '8 yıldan fazla görev yapılamaz.' diyor. Bir öğretmen '21 yıllık öğretmenim, 16 yıldır aynı okulda çalışıyorum, beni sürgün ettiler.' diyor. Aynı ilçenin içerisinde başka bir yere gönderiyoruz. Bu söylem çok doğru değil. Çok yeteneklidir, emeğine saygı duyuyoruz ama bu tecrübeni başka okula da aşılama yap. İzmir Fen Lisesi'nde 16 yüksek lisans yapan öğretmen var. Bizim bu atamalardan sonra 18 yüksek lisans yapan öğretmen oldu. Bornova'da 3 yüksek lisans yapan öğretmen varken şimdi 6 tane oldu. İstiyoruz ki eğitimin kalitesini, niteliğini yükseltelim daha."
kaynak: Anadolu Ajansı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
türkçeci 2 ay önce

üniversite de türkçe ve türk dili ve edebiyatı bölümlerinden birinin kaldırılması lazım .türkçe kelimeyi doğru kulllanmak kelimenin anlamını bilmek açıklamak yazmak doğru fade etmek değil mi. türkçe bölümü kapatılmalı sadece türk dili ve edebiyatı olmalı bence