Öğretmen adayları da sınavlardan geçemiyor'muş!

Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2017 Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) sonuçları, öğretmen adaylarının da sınavlarda başarısız olduğunu ortaya koydu. Özellikle matematik ve fen bilgisi derslerinde öğretmen adayları sınavda ‘döküldü’.
FEN BİLİMLERİ VE MATEMATİK SONUÇLARI KÖTÜ

2017 yılında eğitim fakültesi çıkışlı Türkçe sınavına giren 15 bin 927 öğretmen adayı, 50 sorudan 29’unu, ilköğretim matematik öğretmeni 50 sorudan sadece 16’sını doğru yanıtladı. Fen Bilgisi sınavına giren 16 bin 432 öğretmen adayı ise yine 50 sorudan sadece 11’ine doğru yanıt verebildi. Aday öğretmenler, 50 sorunun sorulduğu sınavlarda, Sosyal Bilgiler sınavında 23, rehber öğretmenlikte 34, sınıf öğretmenliğinde 23, okul öncesi öğretmenliğinde ise 28 doğru yanıt verdi.

DİĞER FAKÜLTE MEZUNLARI DA FARKLI DEĞİL

Pedagojik formansyon almış, diğer fakülte çıkışlı öğretmen adaylarının durumu da çok farklı görünmüyor. 50 sorunun sorulduğu ÖABT’de doğru yanıt ortalaması Türk Dili ve Edebiyatı’nda 18, Tarih’te 20, Coğrafya’da 24 olurken, Lise Matematiğinde sadece 11 oldu. Fizik ve Kimya’da doğru yanıt ortalaması 16 olurken, Biyoloji’de 21, Din Kültürü’nde 29, İngilizce’de 24 olarak gerçekleşti.

2013 yılında uygulanmaya başlanan sınava başvurular da azaldı. 2013 yılında 150 bin 173 kişinin başvurduğu ve 142 bin 345 kişinin girdiği sınava, 2014’te 221 bin 492, 2015’te 292 bin 828, 2016’da 333 bin 532 kişi başvururken, 2017’de bu sayı 208 bin 125’e geriledi. Sınava girenlerin sayısı da 2013’te 142 bin 345, 2014’te 209 bin 775, 2015’te 283 bin 565 ve 2016’de 311 bin 704 kişinin girdiği sınava bu yıl sadece 265 bin 646 kişi girdi. 42 bin 479 kişi bu yıl sınava girmedi. Başvuru yapanların sayısı da 25 bin kişi azaldı.

“YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARININ NİTELİK SORUNU DEVAM EDİYOR”

Konuyu sozcu.com.tr’ye değerlendiren Eğitim Uzmanı Aladdin Dinçer, sınava giren öğretmen sayılarının her geçen yıl katlanarak arttığına dikkat çekerek, “ÖABT'a girmeyip doğrudan KPSS A grubu eğitim bilimleri sınavına girenlerin sayısı eklendiğinde atanmayan rakamının giderek artmakta olduğunu görmekteyiz. Daha da önemlisi doğru yanıt ortalamalarının düşüklüğü öğretmenleri yetiştiren yükseköğretim programlarının nitelik sorunun devam etmekte olduğunu gösteriyor. Diğer alanlara göre özellikle matematik ve fen bilimlerinde ki doğru yanıt ortalamalarının düşüklüğü temel bilimlerde her okul düzeyinde istenen çıkışın yakalanamadığını, bu alanlardaki enkaz halinin devam etmekte olduğunu ortaya koyuyor. Atanmama sorunu her geçen yıl kartopu gibi büyüyerek devam ediyor. Atanan öğretmen sayısı azalıyor, mezun olan ve atanma umuduyla sınavdan sınava koşan öğretmen sayısı artıyor. ÖABT 2017 yılı alanların doğru yanıt ortalamasının toplamı diğer yıllardan daha olumsuz sonuçların olduğu bir görünüm sergiliyor. Öğretmenliğe getirilen baraj gelecekte öğretmen yetiştiren yükseköğretim programlarının niteliğini ve bu programlara yapılan kayıtları etkiler mi bilinmez ancak, şu an nitelik sorununun ciddi boyutlarda olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Bakanlığın öğretmen ihtiyacını 77 bin olarak açıkladığını söyleyen Dinçer, şöyle devam etti: “Bunun 20 bini bu yıl atandığına göre geriye 57 bin ihtiyaç kalıyor. İki yıl içinde 57 bin öğretmen atandığında 2019 yılından sonra sadece emekli olanların yerine atama yapılacağı anlamı çıkıyor. Bakanlığın hazırladığı Öğretmen Strateji Belgesinden alıntılanan bölümde dikkat çekilen hususlara bakıldığında ‘ÖSYM'nin verilerine göre 2013 yılında Öğretmenlik Alan Bilgisi Testine 142.644 öğretmen adayı katılırken, bu sayı 2014 yılında 209.774'e, 2015 yılında 283.583'e, 2016 yılında ise 311.759'a ulaşmıştır. Alan bilgisi testi uygulanmayan öğretmenlik alanları da dikkate alındığında 2014 yılında yapılan KPSS'ye öğretmen olarak atanabilmek amacıyla toplam 312.688 kişi, 2015 yılında 415.508 kişi, 2016 yılında ise 455.119 kişi katılmıştır.
2014 yılında 50.990, 2015 yılında 52.736 ve 2016 yılında da toplam 49.015 kişi öğretmenliğe atanmıştır. Buna karşın KPSS'ye başvurmuş ancak öğretmen olarak atanamamış olan üniversite mezunlarının sayısı 2016 yılı itibarıyla toplam 438.134 kişidir. Bu mezunlar dışında YÖK'ün verilerine göre 2016 yılı itibarıyla öğretmen olabilmek amacıyla hâlihazırda yalnızca eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinde okuyanların sayısı 228.279'dur. Fen fakülteleri, edebiyat fakülteleri, fen edebiyat fakülteleri, insan ve toplum bilimleri fakülteleri ve ilahiyat fakültelerinde okuyan öğrenciler de dâhil edildiğinde öğretmen olmayı ümit eden 653.899 lisans öğrencisi olduğu görülmektedir. Öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden diğer programlar ve pedagojik formasyon kurslarına devam eden mezun öğrenciler de dikkate alındığında öğretmen olarak atanmayı amaçlayanların sayısı bir milyonu aşmaktadır.’ denilerek durumun vehameti ortaya konuyor. Öğretmen yetiştirme, atanamama, atananlara insanca yaşam olanakları sağlamama sorunu ülkenin en önemli sorun alanı olma özelliğini koruyor.”

kaynak: Sözcü

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmet 5 ay önce

Alan sınavındaki sorular bir öğretmenin liyakat sahibi olduğunu ölçmediğine inanıyorum. Gördüğüm kadarıyla soruların içeriği, adayın öğretmenlik başarısına bir katkısı yok. Öğreteceği derse ait alan bilgisini ölçmek yerine profesör olmak için gerekli olan alan sorularını sormuşlar gibi. Okullarda profesörün öğretmen olması başarı getirmez. Örneğin fizik öğretmeni lisedeki öğrenciye kuantum fiziğini anlatmayacak. Alan bilgisi sorularının öğretmen seçimine bir katkısı yok. Üniversitedeki öğrencilere öğretilecek konuları ortaokul öğretmeni olacak bir kişinin bilmesi bir katkı sağlamaz.