Veliler Okulu Basıp Öğretmenlere Saldırdı!
 20 Nisan 2016 Çarşamba günü Ankara Sincan Plevne İlkokulunda velilerle öğretmenler arasında yaşanan olay savcılığa intikal etti. Okulda öğrenim gören 2. sınıf kaynaştırma öğrencisinin velisi bayan, İngilizce öğretmeni ile görüşmek üzere okula gitti. Öğretmenle görüşen veli, çocuğunun okula gelmek istemediğini, eve döndüğünde üzgün olduğunu, okula göndermekte güçlük çektiğini ifade etti. Öğretmen ise öğrenciye hiçbir olumsuz davranışta bulunmadığını, bu durumun sebebinin kendisinden kaynaklanmadığını belirtti. Bir süre karşılıklı devam eden münakaşanın ardından veli okulu terketti.

Veliler okulu bastı

Daha sonra Plevne ilkokulunda çocuğu öğrenim gören iki bayan veliyi daha yanına alarak okula geldi. Öğretmenler odasına giren üç veli tüm öğretmenlerin karşısına geçip hakaretler ve tehditler savurmaya başladılar. "Hepiniz köpeksiniz" ve benzeri birçok hakarette bulunan veliler daha sonra İngilizce öğretmeni bayanın üzerine yürüdüler. Yumruğunu kaldırarak öğretmene vurmaya çalışan velinin elini bir başka öğretmen arkadaşı tuttu.

Öğretmenlere tehditler savurarak okuldan ayrılan velilerin ardından saldırıya uğrayan öğretmen konuyla ilgili savcılığa şikayette bulundu. Daha sonra olaydan haberdar olan Türk Eğitim Sen Sincan şubesi başkanı Aytaç Çoşan, diğer sendikaları da haberdar ederek hem öğretmenlere destek olmak, hem de basın açıklaması yapmak üzere bugün okulun önünde toplandılar. Olayın yaşandığı çarşamba günü okul müdür yardımcılarını da basın açıklaması yapacağı konusunda bildiren Çoşan, bugün Eğitim Sen ve Eğitim İş Sen'in de katılımıyla konuyla ilgili basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Eğitim Bir Sen'in katılmaması dikkat çekti.

Ayrıca basın açıklamasından rahatsız olan okul müdürü de bu konuda öğretmenlerin de davranışlarına dikkat etmesi gerektiğini belirterek, olayı büyümeden kendisinin çözebileceğini ancak öğretmenlerin durumu kendisine bildirmeden önce sendikalar ile temasa geçmesini eleştirdi. Daha sonra sendika temsilcilerine basın açıklamasından haberdar olmadığını belirten okul müdürü Nayim Gezer, öğretmenler odasını terkederek odasına gitti.

Ardından üç sendikanın katılımıyla basın açıklaması yapıldı.

İşte konuyla ilgili sendikalar tarafından yapılan basın açıklaması

Saygıdeğer Basın mensupları,
Kıymetli Meslektaşlarımız;
Bizler “Beşikten mezara kadar ilim tahsil edin” diyen bir Peygamberin Ümmeti, “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir ” diyen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin birer ferdiyiz.
Eğitim çalışanları ve de geleceğimiz adına güzel sözlerin söylendiği, mutluluk ve huzurun paylaşıldığı bir basın açıklaması yapmak biz eğitim sendikaları adına artık tamamen hayal olmaktadır. Eğitim çalışanlarına yönelik hakaret, tehdit ve de şiddet olaylarını maalesef üzülerek yaşıyoruz.
Görüyoruz ki her geçen gün ülkemizin bir köşesinde öğretmene yönelik hakaret, tehdit ve şiddet olayları yaşanmaya devam etmekte ve bu kadar yaşanan olumsuzluğa rağmen hala gereken tedbirler alınmamaktadır.
Sevginin, saygının, merhametin ve dürüst olmanın öğrenildiği yerler olması gereken okullarımız ne yazık ki şiddetin, çatışmanın ve öfkenin merkezi olmuştur. Yaşanılan bu hadsiz ve ahlaksız davranışlar sonucunda, kendi işyerimizde can güvenliğimizin tehlikede olduğu bir ortamda hangi aşk ve şevk ile hizmet üretebileceğiz? Mesleğimizi ne derece icra edebileceğiz?



Öğretmenlerimize sahip çıkmak, evlatlarımıza, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak anlamına gelir. Duyarlı velilerimiz ve öğrencilerimiz bu tür olaylar karşısında net tavır almalı, eğitim yuvaları şiddetten mutlaka arındırılmalıdır.
Okullarımız şiddetin değil, şefkatin merkezi olmalıdır. Öğretmenlerimizin bu şekilde hakaret ve saldırılarla anılır olması bizleri derinden yaralamaktadır. Tehdit ile başlayıp darp etme ve yaralamaya kadar giden şiddet olayları öğretmenlerimizin sağlıklı bir ruh hali içinde derse girmesindeki en büyük engel olarak ortaya çıkmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı eğitim çalışanları ile öğrenci ve veliyi karşı karşıya getiren uygulamalarını bir an önce gözden geçirmeli, öğretmenlerimizin çalınan itibarını iade edici ve huzurlu, mutlu okullar adına çözümler üretmelidir.
Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenleri ve eğitim çalışanlarını sahiplenen, onları koruyup kollayan bir bakanlık haline gelmelidir.
Yönetim kademesinde bulunan şahıslar da yaşanılan olumsuzluklara duyarsız kalıp ortadan kaybolmak yerine gereken önlemleri almalı, yeri geldiğinde de 'Personelimin kılına zarar gelirse, karşınızda beni bulursunuz' tavrını gösterebilmelidir. Zira yöneticilik, liderlik demek; sadece koltuklarda oturup, makamı boş yere işgal edip imza memurluğu yapmak değildir.
Hiçbir sendika ayırımı yapmadan eğitim çalışanlarına yönelik saygısız ve pervasızca yapılan davranışları lanetliyor, kınıyor ve bu tür davranışların; maruz kalan öğretmenlerimizin şahsında bütün eğitim camiasına yapıldığını yüksek perdeden haykırıyoruz.
Değerli basın mensupları, sizin aracılığınızla buradan bütün yetkililere sesleniyor ve diyoruz ki; Eğitim çalışanlarının sesini öncelikle mesleğimizi hor gören, bizleri güvercinlere benzeten, itibarsızlaştıran zihniyet acaba duyabilecek ve artan bu hakaret, tehdit ve şiddet olaylarından kendine pay çıkarabilecek mi? Asılsız BİMER ve ALO 147 ihbarları dikkate alınmaya devam edecek mi?



Bundan böyle yaşanacak bu tür bir olay karşısında sadece basın açıklaması yapmakla yetineceğimiz sanılmasın. Eğitim çalışanlarına yönelik hakaret, tehdit ve şiddet eylemleri hukuki zemine taşınacaktır. Kocaeli’nde öğretmene karşı haksız hakaret eyleminden dolayı; alenen kamu görevlisine tehdit ve hakaret suçları işlediği sabit görülüp cezaya çarptırılan ve devamında açılan manevi tazminat davası neticesinde tazminat ödemeye mahkûm edilen velinin davası da emsal teşkil edecektir.
Eğitim çalışanlarını küçümsemeye çalışanlar bilmelidir ki; burada yüreklerini birleştirmeye gelen eğitim camiası daha da radikal kararlar almaya ve bunları uygulamaya muktedirdir.
Unutmayınız ki öğretmenlerimiz şiddete maruz kaldıkça, itibarsızlaştırıldıkça, hor görüldükçe, maddi ve özlük hakları tırpanlandıkça, eğitim sistemi yazboz tahtasına döndürüldükçe bu ülkenin aydınlık yarınlara yürümesi mümkün olamayacaktır.



Bu vesile ile öğretmenlerimize karşı yapılan hakaret, tehdit ve şiddet olaylarını bir kez daha kınıyor, hakarete uğrayan meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Yetkililere ve velilerimize; onların da bir öğretmen tarafından yetiştirildiğini ve öğretmenleri sayesinde şuan vasıf sahibi olduklarını bir kez daha hatırlatıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Açıklamaya katılan Eğitim Sendikaları:
Türk Eğitim-Sen Ankara 6 No'lu Şube
Eğitim-Sen Ankara 4 No’lu Şube
Eğitim-İş Ankara 1 No’lu Şube
Adına.
Aytaç ÇOŞAN
Türk Eğitim-Sen Ankara 6 No'lu Şube Başkanı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.