Herkesin Merak Ettiği Öğretmenler Odalarının Bilinmeyen Yönlerini Açıklıyoruz :)
 

Öğretmenlerin sığındığı, öğrenci sesini azaltan, muhabbetleriyle ünlü, biraz dedikodu yapılan, dinlendirici, öğretmenlerin nefes alabildiği kozmik oda.


Sürekli "çalan öğretmen zili miydi?" sorusunun sorulduğu oda.


İstanbulun değerlenen arazileri gibi kış aylarında kalorifer kenarlarının değerlendiği oda. Siz siz olan yazdan oraya yatırım yapıp oturmaya başlayın.




Ek ders, sevk, tatil planlamaları gibi konuşmaların bolca geçtiği oda. Bir hizmetli odası değil.


Dedi kodu ,futbol, siyaset gibi bilimum konuların konuşulduğu, dizilerde bile olmayan entrikaların döndüğü yerdir.


Öğrenciyken girmeye korktuğumuz ve şuanda öğrencilerin de aynı şekilde çekinerek girdiği ''evladım çekinme gel ne söyliceksen söyle'' cümlesiyle karşılaştıkları oda.




Yaşadığımız zamanda öğrencilerin ve öğretmenlerin neredeyse birlikte kullandığı yerdir.


Genellikle hep dağınık bir masayı ve bağıra bağıra konusan öğretmenleri barındırır.


Her zaman tazelenmiş çayı, darmadağınık bir masası olan, bayanların bekarsa kısmetlerinden evliyse eş ve çocuklarından yada kaynanalarından bahsettiği, erkeklerin bekarsa maç evliyse siyaset konuştuğu, çalan zilin öğretmen mi öğrenci mi olduğunun pek anlaşılmadığı, arada bir müdürün ben burdayım dercesine göründüğü, öğrencilerin ve velilerin nerdeyse öğretmenlerden daha rahat girip çıktığı, özellikle sınav zamanları fotokopi makinasının başında oluşan kuyruklar ve orda edilen kavgalar vs vs cümleyi bile toparlayamadım...




Avon katoloğunun bulunduğu oda


Tenefus zili caldiginda biran once gitmek istedigim, aslinda tarzim olmayan mekan.






Sürekli bir şeylerden dert yakınılan yer. 


10 dakikada, 40 dakikalık konuşulan yerdir.



En son bilimsel makaleler ve yeniliklerin konuşulduğu, nasıl daha verimli ders anlatabilirim derdine düşmüş öğretmenlerin hararetli bir şekilde tartıştığı.. Şaka şaka erkeklerin araba ve futbol, bayanların yemek tarifi muhabbetinin dibine vurduğu mekan.


Ev araba alınıp arsa satılan mekan.


Atanınca amaan bu muymuş denilen yer...



Okul öncesi öğretmenlerinin kırk yılda bir uğradığı oda...


Rehberlikçinin kahve için fal baktırdığı oda.


Benim öğrencilik yıllarımda ben tıklatırım sen sorarsın diye 5 dakikalık bi istişareden sonra ancak girilebilen fakat yeni neslin elini kolunu sallayarak saç baş dağılmış halde ağızda sakızla gayet lakayt bi şekilde girdiği, bana göre eski saygın günlerinden eser kalmamış, genellikle bayan öğretmenlerin takıldığı ve tabiki dedikodunun eksik olmadığı ,çay parasını kim vermedi bu dönem kim şeker getirmedi gibi sığ muhabbetlerin bile bahsi geçen,zümrenle fikir alışverişinde bulunduğunda kendini bilim insanı gibi hissettiğin enteresan bir mekan. 


Kadın fazlalığından mı bilmiyorum, çok fazla gürültü oluyor. kafa dinleyemiyorum.



Şaşılası yer. Çünkü başka hiç bir mekanda aynı anda bu kadar bayanın toplu monoloğuna denk gelinemez. Daha da ilginci aynı anda konuşan bu bayan kişilerinin birbirlerini eksiksiz anlamaları ve konuşurken söylenenlere de cevap verebilmeleridir. takdir edilesidir. alkışlanasıdır.


Her çeşit olayın konuşulduğu ancak nasıl oluyorsa her lafın sonunun öğretmenlerin maaşının az olduğu noktasına geldiği oda.


Bekar Öğretmenler arası aşkların başladığı yer.


Batıda huzur evinin bir başka çeşididir.


Bazen survivor adası gibidir.



Bitmek bilmeyen evlilik, hamilelik, çocuk muhabbetlerinin döndüğü oda. 


Sonuç olarak Allah kimseyi öğretmenler odasındaki tek bekar öğretmen yapmasın. Evlilikten soğuma nedeni.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet 10 ay önce

Böyle şeyleri kendiniz için söyleyin herkes için genellemeyinn...Ben doğru dürüst odaya bile uğramam...Yazdıklarınız biraz subjektif olmuşşş...