Okul Müdüründen Öğretmenlere Yapılan Baskı ve Zulümler!
  Türk Eğitim Sen Muğla şube başkanı Mürsel ÖZATA yaptığı basın açıklamasında Milas ilçesi Koru Yüksel Çağlar Ortaokulunda okul müdürünün öğretmenlere yaptığı baskı ve zulme tepki gösterdi.
 
Açıklamada yer verilen baskıcı ve mobbing uygulamalarından bazıları ;


  1. ·        Haksız soruşturmalar
  2. ·        Yanlış,yanlı ve usule aykırı tutanaklar
  3. ·        Keyfi ders programlarını değiştirmekte, kafasına taktığı öğretmenlerin derslerini dağıtmak
  4. ·        Erkek öğretmenlere cuma namazından sonraki saate ders koyarak mağdur etmek
  5. ·        Öğretmenlerin yasal haklı taleplerini geri çevirmek
  6. ·        Soruşturma açmak için personeli tutanak tutmaya zorlamakta
  7. ·        Şikâyetine delil olsun diye insanları taciz edercesine öğretmenlerin izinsiz video ve görüntülerini çekmek ….vb
      Milli Eğitim Bakanlığı Yetkililerine okul müdürünün yıldırma politikasını durdurmaları yönünde çağrıda bulunan  Türk Eğitim Sen Muğla Şube Başkanı Mürsel ÖZATA yaptığı basın açıklamasında okul müdürü tarafından öğretmenlere yapılan baskıcı ve yanlı işlemler ile ilgili şu ifadelere yer verdi;
 
 
 
 
Türk eğitim-sen Muğla şube başkanı ve Türkiye kamu-sen Muğla il temsilcisi mürsel özata’nın “milas koru yüksel çağlar ortaokulunda okul müdürünün öğretmenlere yaptığı baskı ve zulme” dair yaptığı basın açıklamasıdır.
 
Saygıdeğer Kamu Çalışanları
Sevgili Muğlalılar
Değerli Basın Mensupları

       Milli Eğitimde son yıllarda giderek artan sendikal baskı ve sadece bir sendikanın üye sayısını arttırmak için her türlü etik kurallarından uzak yapılan uygulamalar eğitimi çok kötü etkilemekte, iş barışı bozulmaktadır.

     Bu baskı ve bezdirinin son örneği Milas Koru Yüksel Çağlar Ortaokulunda yaşanmaktadır. Adı geçen okulun müdürü sürekli aslı astarı olmayan tutanaklarla okulda görev yapan eğitim çalışanlarını baskı altında tutmaktadır. Eğitim çalışanları da korku ve endişe ile haklarında hangi konuda ne zaman soruşturma açılacağını beklemektedirler. Her gün acaba bugün benim hakkımda da yanlış ve usule aykırı tutanaklar tutulur mu, yanlı ve baskıcı işlemler yapılır mı korkusu yaşamakta ve teyakkuzda beklemektedirler. Böyle bir okulda eğitimden ve başarısından bahsedilebilir mi? Okulda öğretmenlerin her geçen gün moral ve motivasyonlarını düşürerek eğitimde hangi başarıyı sağlayacaksınız?

    Okul müdürlüğünün yapmış olduğu baskıcı ve mobbing için BİMER şikâyetine İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından maarif müfettişlerinin görevlendirilmesini olumlu adım olarak görsek de bilfiil mobbinge ve baskıya maruz kalan öğretmenlerce ilçeye verilen şikâyet dilekçelerinde maarif müfettişleri talebi olmasına rağmen mevcut okul müdürü ile aynı sendikadan, arkadaşı ve mevkidaşı iki okul müdürünün muhakkik olarak görevlendirilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Görevlendirilen muhakkiklerce soruşturmanın yapılması soruşturmanın selametine tehlikeye sokacağı gerekçesi ile öğretmenlerin yapmış olduğu reddi muhakkik talebi de hiçe sayılarak ilçe tarafından geri çevrilmiştir. Dönemin sonuna gelinmiş olmasına rağmen soruşturmalarda hala gözle görülür ilerlemelerin olmaması düşündürtücü olduğu gibi bu geçen sürede okuldaki öğretmenlere baskıcı işlemler de devam etmektedir. İşin ciddiyetini kavrayabilmek için daha ne kadar öğretmenlerin baskıcı işlemlere ve mobbinge maruz kalması gerekir? Okul müdürü kanundan aldığı yetkileri adaletle kullanması gerekirken öğretmenlere keyfi uygulamalarla baskı yapmasına izin verilmemelidir. Okul müdürünün öğretmenler hakkında soruşturma talebinde bulunması da en iyi savunma hücumdur anlayışı ile olayların üstünü kapatmaya yönelik olup yapmış olduğu baskıcı ve yanlı işlemlerin üstünü kapatamayacaktır!

    Milas Koru Yüksel Çağlar Ortaokulu Müdürü, kafası estiğinde ders programlarını değiştirmekte, kafasına taktığı öğretmenlerin derslerini dağıtmakta, soruşturma açmak için personeli tutanak tutmaya zorlamakta, şikâyetine delil olsun diye insanları taciz edercesine video ve görüntülerini çekebilmekte, asılsız inceleme ve soruşturma tehdit ve girişimleri ile maiyetindeki tüm personele psikolojik baskı ve yıldırma politikası uygulamakta hiçbir beis görmemektedir.


      Milas Koru Yüksel Çağlar Ortaokulu Müdürü, siyasi iradeye ve tüm gücünü siyasi iradeden alan malum sendikaya sırtını dayayarak okulu Ceyar gibi yönetme yetkisini kendinde görebilmekte ve hiçbir etik kural ve kaide tanımadan maiyetindeki personele apaçık bir şekilde zorlama ve baskılarla tahakküm altına alabilmektedir. İleri demokrasi dedikleri bu olsa gerek.

        Ey Mili Eğitim Bakanlığı yetkilileri! Milas Koru Yüksel Çağlar Ortaokulunda görev yapan eğitim çalışanlarının üzerindeki bu tahakkümü kaldırın, asılsız ve hukuksuz tutanaklara dayalı ardı ardına açılan soruşturmalarla sürdürülen yıldırma politikasına bir dur deyin, onların yardım çığlıklarını bir an önce duyun. Yoksa yeterince bozulan iş barışı sonrası bu durum devam ederse okulda telafisi olmayan üzücü olaylara yol açması çok yakındır.
 
         Aşağıda sıraladığımız olaylar anlattığımız konunun ispatı niteliğinde olup konu ile ilgili olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ivedilikle olaya el koymalıdırlar.

         Türk Eğitim Sen olarak bu okulda yaşanan tüm haksızlıklarının ve hukuksuzlukların takipçisi olacağız. Daima Hakkın ve haklının yanında olmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
 
Milas Koru Yüksel Çağlar Ortaokulunda Yaşananlar


*12 Şubat 2016’da Cuma günü İstiklal Marşımıza saygısızlık yapan öğrenciyi uyaran Okulun beden eğitimi öğretmeni hakkında öğrenci velisinin şikâyete 3 gün sonrasında geldikten sonra okul müdürünün yönlendirmesi ile müdür yardımcısının tek imzası ile yumruk attığı yönünde asılsız tutanak tutturarak aynı gün alelacele soruşturma başlatılmıştır. Her ne hikmetse ne beden eğitimi öğretmeninin ifadesinde ne de olaya şahit olan diğer öğretmenlerin ifadesine başvurulmamıştır. Okulun kamera kayıtları incelenmemiştir. Öğrencinin darp raporu yoktur. Öğrenci bir hafta sonra doktora gidip ilaç yazdırarak rapor aldığı bilinmektedir. Tek kişi tarafından imza altına alınmış tutanakta olaya şahit olmuş öğretmenlerin gördüklerine yer verilmemiştir. O kadar şahit var iken tek imza ile ve olay anında tutulması gerekirken 3 gün sonra tutanağın tutturularak işleme konması uygulanana mobbingin açık, net ve somut bir göstergesidir. Olay ajite edilerek yumruk atıldığı iddia edilen çocuğun okuldan soğuduğu iddia edilmektedir. Oysaki aynı çocuk hem okula hem de hafta sonu kurslara devam etmekte hatta okul camlarını kırmakta da bir beis görmemektedir.



Bu kadar açık ve sarih neden açıklamalarda bulunuyorum. Çünkü okul müdürün yönlendirmesi ile tuttuğu tutanaktan 3 gün sonra pişman olan ve gerçekleri gören okul Müdür Yardımcısı M.H. vicdanen rahatsızlığını ve boşluğuna denk geldiğini dile getirerek beden eğitimi öğretmenine anlatması ile tüm gerçek ortaya çıkmıştır. Ayrıca usulüne aykırı tutulan tutanağın hangi şartlar altında hazırlandığını Milas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne de bildirmesine rağmen işlemler durdurulmamış ve öğretmenin soruşturması devam etmektedir.



*29 Şubat 2016 pazartesi günü okul müdürü, birden bire ders programlarını değiştirerek bazı öğretmenler haricindeki tüm öğretmenlerin boş günlerini doldurtmuş hatta beden eğitimi dersleri 2’şer saatler halinde blok halinde düzenlenmesi gerekirken birer saat bölünerek öğrencilerin hakları da gözetilmeksizin beden eğitimi öğretmenin ders programı özellikle dağıtılmıştır.



*2016 Mart ayının ilk haftasında okula gelmeyen okul müdürü daha önce olduğu gibi nöbetçi öğretmenler tarafından nöbet defterine yazıldığı için okul müdürü bu konu hakkında adını yazanlara suç işlediklerini beyan ederek tekrar bir soruşturma açmıştır. Aynı hafta baskılar devam etmiş ve 4 mart 2016 Cuma günü okul müdürü; öğrencileri giyinmeleri için dersin bitimine 5 dakika kala soyunma odasına gönderen beden eğitimi öğretmeni için okul müdür yardımcısı ve Teknoloji Tasarım Öğretmenine zorla tutanak tutturmaya çalışmıştır. Tutanak tutma baskısı teneffüse kadar devam etmiş ve “tutanak tutmazsanız ben sizin hakkınızda tutanak tutarım” diyerek diğer öğretmenlerin yanında açıkça baskı yapmaktan çekinmemiştir. Oysaki Beden eğitimi derslerinde iki sınıfın soyunma odasında sorun yaşamamaları için normalde bu şekilde uygulama yapılırken beden eğitimi öğretmenine karşı baskı unsuru olarak bu durumun kullanılması mobbingin açık, net ve somut bir göstergesidir.



*Bütün bu haksızlıklara maruz kalan Beden Eğitimi Öğretmeni hakkını aramak için Milas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gitmek için aracı olmadığından aynı okuldaki Fen Bilgisi öğretmeninin kendi aracı ile beden eğitimi öğretmenini götürmesi ve konuşmanın belirli bölümünde bulunması ile okul müdürünün kadrajına girmiş ve mobbing ve baskılara bu sefer o da maruz kalmıştır. Olayın akabindeki ilk pazartesi yani 7 Mart 2016 tarihindeyap boz oyununa dönen ders programı yeniden değiştirilmiş ve Fen Bilgisi Öğretmeni S.D. nin ders programı dağıtılmıştır. Diğer emsal ders saatlerine giren öğretmenlere tam veya yarımşar günleri boş bırakılırken fen bilgisi öğretmenin Cuma günü ilk iki saat ve Cuma namazından sonraki son derse tek saat konulmuştur. Ayrıca beden dersinde olduğu gibi ikişerli saatleri bölme işlemi fen bilgisi dersleri de tek saatler halinde dağıtılmıştır. Bu mağduriyet üzerine ders programında özellikle yapılan haksızlığın ve Cuma namazının kılınmasına zorluk çıkartılmasının düzeltilmesi için müdür odasına giden Fen bilgisi öğretmeni müdürün olumsuz ve katı tutumu üzerine şikâyet edeceğini belirtmiştir. Okul müdürü ise Cuma günü beden eğitimi öğretmeni ile beraber gitmesini kastederek yapacağınızı yapıyorsunuz şeklinde ders programındaki adaletsizliğin asıl nedenini de açıkça beyan etmekten imtina etmemiştir. Bunun üzerine Fen Bilgisi öğretmeni ise kendisi şikâyet etmediğini ama bu olaydan sonra edeceği beyanını hemen beni şikâyet etme tehdidinde bulundu diyerek kendisi şikâyetçi olmuştur. Bu şikâyetine alt yapı olsun diye okulda ücretli öğretmenlik yapan Matematik ve İngilizce Öğretmenlerine baskı yaparak onların bu geçici pozisyonlarından istifade ederek tutanağa imza attırmıştır.  Bunun sosyal psikolojideki karşılığını takdirinize bırakıyorum.



*Fen bilgisi öğretmeninden hırsını alamayan okul müdürü 11 mart 2016 Cuma günü İstiklal Marşının kabulü töreninde istiklal marşını okuduktan sonra ayağını önceki gün burktuğu ve ağrıdığı için tören alanındaki banka oturan fen bilgisi öğretmenin yanına önce Müdür Yardımcısını ayağa kalkması için göndermiş. Fen bilgisi öğretmeni; bacağının ağrıdığını o yüzden bankta oturduğunu ve töreni buradan takip ettiğini söylemesi üzerineokul Müdürü bacağı ağrıdığı için bankta oturan öğretmenine bir geçmiş olsun bile demek yerine insan onurunu zedeleyecek şekilde tüm öğretmenlerin gözü önünde öğretmenin izni olmadan tören alanını çeker gibi videosunu çekmeye başlamıştır. Dersi bitince doktora giden fen bilgisi öğretmenine iki günlük rapor verilmiştir. Yapılan tüm bu haksızlık ve baskılara dayanamayan ortaokuldan sorumlu müdür yardımcısı hem malum senden hem de okul müdür yardımcılığından da istifa etmiştir. Böylelikle okuldaki mevcut iki müdür yardımcısı da istifa etmesi okulun artık yönetilemez boyutlara geldiğinin aleni bir delilidir.



*İstifa eden müdür yardımcısı da fen bilgisi öğretmeni olduğu için fen bilgisi dersi iki öğretmene 16’şar saat olarak paylaştırılması gerekirken ve fen bilgisi öğretmenlerinin yan alanı olan matematik dersine de girmeleri uygun olduğu ve Fen Bilgisi öğretmeni S.D.nin iki kere dilekçe ile ücretli öğretmenin girdiği matematik derslerini okutma talebindebulunmasına, matematik derslerinin bir kısmının yaklaşık 3 hafta boş geçmesine rağmen matematik dersi okutma talep dilekçelerine bekletilip bekletilip red cevabı verilmiştir. Talim terbiye kurulu kararlarında yan alanı olan öğretmenlere öncelikle kendi okullarında olmak üzere dersleri verebileceğine dair hüküm yer almaktadır.



*7 Nisan 2016 da aracı arıza yapan fen bilgisi öğretmeni nöbet aksamaması adına diğer nöbetçi arkadaşına haber verip ders başlamadan okula gelir gelmez okul müdür ve yardımcısına nöbete geç geldiğini ve mazeretini bildirmiştir. Ancak fen bilgisi öğretmenimazeretini gelir gelmez bildirmiş olmasına rağmen günün sonunda nöbet defterine okul yönetimi tarafından özelikle “ nöbete geç gelme mazeretini bildirmemiştir” şeklinde bir ibare yazılmıştır.



*Ocak ayının ilk haftasında istifa edip herhangi bir okula gidemediği için okulda kalan İlkokuldan sorumlu müdür yardımcısı okula geri döndükten sonra okuldan bir öğretmen için asılsız dilekçe vererek haksız soruşturma açtırtmıştır.


Ya bu durum yetkililerce düzeltilmeli ya da okulun adı Dallas Yüksel Çağlar Ortaokulu olarak adı değiştirilmelidir(!)

                                                                       Mürsel ÖZATA
                                                                         Şube Başkanı


    
                                                                            
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yandaş sendika 7 ay önce

Bunlar gibi ogretmen artığı var aramızda ne yazıkki ama kara toprak ta var hatirlatirim...

Avatar
ADALET 7 ay önce

Alın gurur duyun mudurlerınızle! 5 para etmez öğretmen musvettelerıne makam verırsen böyle olur... YALAKALIĞA göre değilde meslekı yeterlılıgıne göre mudur atayın ADALET nerede??

Avatar
Adalet 2 ay önce

Beni mudurum canimdan bezdirdi Allah rızası için bir yetkili bana yardım etsin çok ama çok magdurum telin 0544 944 11 97