Rehber Öğretmenlere Büyük Görev Düşüyor!
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Avukat Ayşenur Demirkale, yasaların önünde her çocuğun eşit haklara sahip olduğu halde pratik uygulamada, mülteci konumundaki veya belli bölgelerde yaşayan çocuklar için ayrım olduğunu öne sürdü. Demirkale, kadına şiddet ve çocuk istismarını bilen veya duyan aile hekimleri, rehber öğretmen, psikolog veya avukatların bunları bildirmek zorunda olduğunu hatırlattı.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Avukat Ayşenur Demirkale, yasalarda kız veya erkek olduğuna bakılmaksızın tüm çocukların eşit haklardan yararlandığına dair çok katı kurallar konulduğu halde, pratik uygulamaya geçildiğinde sorunlar görüldüğünü söyledi. Demirkale, göç veya mültecilik tanımlaması içerisinde Türkiye’de çocuklar arasında ciddi bir ayrımcılık bulunduğunu savunurken, şöyle dedi:

“İşlenmiş ve bitmiş bir suçu bilen, duyan bazı meslek grupları üyeleri; aile hekimleri, rehber öğretmen, psikologlar, avukatlar gibi sonrasında bile öğrenmiş olsa bile bunu bildirmek zorundadır. Okullardaki öğretmenler açısından söylüyorum. Bugün gelen çok yeni , beni tedirgin eden bir olay vardı Çünkü rehber öğretmenler genellikle çekiniyor. Bir çocuk sıra arkadaşının günlüğünü okuyunca ağabeyinin arkadaşına tacizini öğrenmiş. Bunu rehber öğretmene anlatmış. Rehber öğretmen çaresizce arayıp , ‘Ne yapmak gerekir?’ diyor. Mutlaka ihbar etmek zorundadır. ‘Anne babayı çağırsam doğru mu diye öğrensem’ veya ‘Okul müdürüne söylesem de aramızda çözebilir miyiz?’ gibi deme takdir yetkisi yoktur.” 

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Temsilcisi Avukat Fatma Nazan Sönmez de şiddete maruz kalan kadınların ne yapması gerektiğini ve haklarını anlattı. Psikolog Öznur Özkoca, suçlu çocuk ve ergenlerin yüzde 98’inde geçmişinde şiddet, travma bulunduğunu, bunların yetişkin olduklarında suç işleme, eş veya çocuklarına şiddet uygulama oranlarının çok yüksek olduğunu söyledi. Psikolog Özkoca, ailelerden çocuklarından ‘mükemmel kızlar’ veya ‘cesur erkekler’ olmasını istememeleri çağrısı yaparken, toplumda bir işi kötü yapıldığında ‘Kız gibi’, iyi yapıldığında ise ‘Adam gibi’ yakıştırmasının da yanlış olduğunu söyledi.

Salonda bulunan bir ilkokul öğrencisi kızın söz alarak erkek arkadaşının sürekli kendisine karışmasından rahatsız olduğunu anlatması salonda gülüşmelere neden olurken psikolog Öznur Özkoca küçük dinleyiciden öncelikle sorunu konuşarak çözmesini, sonuç alamadığı takdirde öğretmeninden yardım alabileceğini anlattı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.