Eğitim Bir Sen'den Eylem Kararı!

Özel sektör iş dinamiklerinin ve çalışma ilişkilerinin kamuya aktarılması hâlinde kamu hizmetinin de artacağı şeklindeki kerameti kendinden menkul yanlış ve hatalı algı, ne yazık ki, Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmeliği Taslağı’na da yansımıştır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın eğitimin niteliğine ve öğretmenin mesleki gelişimine hiçbir katkısının olmayacağı, aksine kurumsal bütünlüğü, çalışma barışını ve iş birliğini zedeleyecek performans değerlendirme sistemini uygulamaya koymaya çalışması kabul edilemez.

Bakanlığın aceleci ve plansız bir tavırla, hukuki ve kanuni dayanağı olmayan, öğretmene, öğrenciye ve eğitime somut hiçbir katkısının bulunmadığı açık olan performans değerlendirme sistemini uygulamaya koymaktaki gereksiz ısrarı, hatalara ve mağduriyetlere sebep olacaktır.

Kamu hizmeti ile kamu görevlileri arasında hizmet süresince bulunması gereken liyakat, güven ve sadakat temelli ilişkiyi ölçen, puanlayan ve bunlara dayalı iş ve işlemler üreten Sicil Sistemi 2011 yılında kaldırılmıştır. Aradan geçen sürede ise ne genel ne de kurumlar bazlı “bunun yerine ne konulabilir, bir sistem ikame edilmeli mi” şeklinde bir soru ya da ihtiyaç vurgusu ortaya konmadı. Hâl böyle iken, bugün bir anda bir yönetmelik taslağı ile öğretmenin performansının ölçülmeye kalkışılması, kamu yönetimi ve kamu hizmeti teorisi ve pratikleriyle örtüşmemektedir.

Motivasyon üretmek yerine, olan motivasyonu bitirmek ve kamu görevlilerini tehdit etmek sonucu üreten bir içerikle, performans sistemi kurulacağını düşünmek hem yorucu hem de yıpratıcı süreçlere kapı aralar.

Bakanlığın performans ölçümü, başarı değerlendirmesi noktasında son on yıllık süreçte yaptığı hazırlıkları ve girişimleri biliyoruz. Bunların ilk ortak noktası, ilgili taraflar ve paydaşlardan yoksunluktur. Bir başka ortak nokta, performans ölçme ve başarı değerlendirme sisteminin amaç belirsizliğidir. Öğretmenlerin yeterlilik ölçütlerinin, görev tanımlarının henüz yapılmadığı, öğretmenlerden, eğitim yöneticilerinden, eğitim hizmetinin okul, sınıf düzeyindeki sunum zemininde görev alan diğer kamu görevlilerinden hizmet noktasında, verimlilik ve kalite bağlamında, sorumluluk ve yetki çerçevesinde ne istendiği halen belirsizdir. Bütün bunların olmadığı bir zeminde başarıyı, performansı ölçme iddiası ve bunun üzerinden hizmeti sunanlarla ilgili başarı ilanı ya da başarısızlık ithamı yapmaya dönük sistemi hayata geçirme aceleciliği “ben yaptım oldu” mantalitesinin somutlaşmasından başka bir sonuç doğurmaz.

Eğitim sistemine özgü bir performans sistemi oluşturma gayreti, eğitimin insan-insan temalı bir ilişki ve iletişim hizmet alanı, insanı inşa etme zemini olduğu gerçeğini ıskalamayı beraberinde getirir. Bu konu, sosyal, siyasal ve ekonomik risklerin yanında, bunun çok ötesinde ve bunlardan çok daha önemli olarak eğitimin “insan-hikmet” temasını sağlama niteliğini göz ardı etmekle sonuçlanacak daha tehlikeli ve daha uzun erimli etkileri de ardıl alan olarak barındırmaktadır.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın siyasi ve idari üst düzey yöneticilerine, farklı unvanlarda politika belirleme görevini üstlenen Bakanlık personeline, eğitim yöneticilerine, öğretmenlere ve diğer eğitim çalışanlarına “eğitim hizmetlerini sunanların performansını ölçerken temel veriler ne olmalıdır” sorusunu ya da daha yalın bir dille “eğitimde performans neye tekabül eder” sorusunu sorsak, soruya yüklenen anlamda da soruya verilecek cevaplarda da hiçbir uzlaşma/ortaklaşma yakalanamayacağı açıktır.

Kamu personelinin başarı, verimlilik ve çalışma gayretini izlemek ve kamu hizmetinin kalitesini yükseltmek için gerekli olan, çalışan kesimler ve toplum yararına olmadığı özel sektör uygulamalarında tecrübe edilmiş performans değerlendirme türünden uygulamalar değil; çalışan, çaba gösteren, görevini yerine getiren, bunun ötesinde kamu hizmetinin kalitesini yükseltmek için fedakârlıkta bulunan ve bireysel üstün katkıda bulunan bir başarı değerlendirme sistemi kurmaktır. Performansının düşük olduğu düşünülen memuru aramak yerine, fedakârlığı ve bireysel başarısı görülmeyen memuru aramak daha iyi bir kamu hizmetinin anahtarıdır.

Eğitim-Bir-Sen olarak, yakın tarihte gerek performansı öne çıkaran Öğretmen Strateji Belgesi’ne gerekse bu doğrultudaki pilot uygulamaya karşı çıkmış, performans değerlendirme süreçleri kapsamında yapılacak değerlendirmelerde, tüm değerlendirme kriterleri bazında tüm eğitim çalışanlarına tam puan verilmesi yönünde eylem kararı almıştık.

Ekim 2017 tarihli Kurum İdari Kurulu Çalışma Raporu’nda da, “pilot illerde uygulaması denenmeye başlanılan, öğretmen motivasyonunu olumsuz etkileyecek, çalışma barışını bozacak, kanuni dayanağı olmayan öğretmenlerin performans değerlendirmesi uygulamasına son verilmesi” konusunda çalışma yapılması imza altında alınmıştı.

Bakanlığa, performans değerlendirmesini gündeminden çıkarma çağrısında bulunuyor; yönetmelik taslağının yürürlüğe konulması hâlinde, süreci işletilemez hâle getirecek eylem kararı almaktaki kararlığımızı bir kere daha vurguluyoruz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ebs üyesi 6 ay önce

Bir ebs üyesi olarak çok net söylüyorum, şu konuda sağlam bir duruş sergileyemezseniz en kısa zamanda üyelikten çıkacağım. Ne maaşlarda etkinizi gördük ne diğer özlük haklarında. Şu performans sistemi terbiyesizliğine son verecek adımlar atamazsanız oy kaybeden akp gibi üye kaybedeceksiniz.

Misafir Avatar
ÖZGÜR DÜŞÜNCE 6 ay önce @ebs üyesi

Arkadaşım zam pazarlığından sonra buradan yazan bazı ebs'liler istifa edeceğiz falan diyorlardı maşAllah sayınızda bir azalma olmadı...

Beğenmedim! (0)
Avatar
ebs 6 ay önce

yetkili sendika siz değil misiniz, bu konuda baştan karşı çıkar gibi durup inşAllah masada el sıkışmazsınız!

Avatar
hale 6 ay önce

Sonuna kadar hakkımızı savunmalıyız.Neden diğer meslek gruplarına değil de sadece öğretmene..

Avatar
yaşar 6 ay önce

Dünyanın neresinde öğrenci öğretmene not veriyor..!.. bu art niyetli bir yaklaşımdır.öğretmenlik mesleğini bu kadar alçaltan bir uygulama görmedim..Neden diğer meslek gruplarına böyle bir dayatma yok..! Eğitim yaz boz tahtası bırakında öğretmenler asıl işini yapsın.!..bunun sonuçlarını yöneticiler göremiyor mu?

Avatar
NECMETTİN KIVRAK 6 ay önce

İYİ, BENİ ÜYE OLDUĞUMA PİŞMAN ETMEDİN EĞİTİM BİR SEN

Avatar
Barış 6 ay önce

Helal olsun

Avatar
Adsız 6 ay önce

Eylemden önce anayasa mahkemesine neden gidilmiyor? Bir ülkede sadece bir meslek grubuna performans uygulamak anayasanın eşitlik ilkesine aykırı değil mi? Hukuki bir karar mı bu? 4 yıl okuyup diploma almışsın yetmemiş kpss gibi zor bir sınav kazanmışsın yetmiyor. 4 yılda bir tekrar sınav oluyorsun o da yetmiyor kurda kuşa puan verdiriyorsun yetmiyor bir de puan verdiğin öğrenciler not veriyor. Bir gariplik yok mu sayın sendika yetkilileri? Avukatlarınız ne diyor bu konuda. Hukuki bir başvurunuz var mı? 10 yıl çağ atlanacak diye uygulanan eğitim reformundan sonra durum böyle iken reformu yapanlara hesap soruldu mu? Eyyyyyyy sendika :)

Avatar
ne yaptik 6 ay önce

Eylemden önce anayasa mahkemesine neden gidilmiyor? Bir ülkede sadece bir meslek grubuna performans uygulamak anayasanın eşitlik ilkesine aykırı değil mi? Hukuki bir karar mı bu? 4 yıl okuyup diploma almışsın yetmemiş kpss gibi zor bir sınav kazanmışsın yetmiyor. 4 yılda bir tekrar sınav oluyorsun o da yetmiyor kurda kuşa puan verdiriyorsun yetmiyor bir de puan verdiğin öğrenciler not veriyor. Bir gariplik yok mu sayın sendika yetkilileri? Avukatlarınız ne diyor bu konuda. Hukuki bir başvurunuz var mı? 10 yıl çağ atlanacak diye uygulanan eğitim reformundan sonra durum böyle iken reformu yapanlara hesap soruldu mu? Eyyyyyyy sendika :)