Eğitim Bir Sen, Okul Müdürlüğü için 70 Sayfalık bir rapor yayımladı ve model önerisinde bulundu

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilk 100 günlük eylem planında "Profesyonel eğitim yöneticiliği sistemine geçilmesi" başlıklı bir bölüm bulunuyordu. Tıklayınız.

Ancak, MEB bu konuda ilk 100 günlük eylem planı süresi içinde bir şey yapamadı, sadece 12 Ocak 2019 tarihinde yapılan yönetmelik değişikliğiyle yazılı sınav notunun ağırlığı %60'tan %80'e yükseltildi. İkinci 100 günlük eylem planında ise bu başlığa yer verilmedi.

23 Ekim 2018 tarihinde açıklanan "2023 Eğitim Vizyonu Belgesi"nde ise Okul Yöneticiliğine ilişkin olarak şu açıklamalar yer aldı:

Okul yöneticiliği yüksek lisans düzeyinde mesleki uzmanlık becerisine dayalı profesyonel bir kariyer alanı olarak yapılandırılacaktır.
Okul yöneticiliği profesyonel bir uzmanlık alanı olarak düzenlenerek bir kariyer basamağı olarak yapılandırılacak, özlük hakları iyileştirilecektir.
Okul yöneticilerinin yetkileri artırılacaktır. (Bakanın vizyon konuşmasından
Eğitim Vizyon Belgesine göre MEB'in orta vadede eğitim kurumlarına yönetici atamasına dair bir sistem kruması gerekmektedir.

Hali hazırdaki sisteme 2014 yılında geçildi. 1998 yılından 2014 yılındaki düzenlemeye kadar, eğitim kurumu yöneticiliğini düzenlemek için yürürlüğe konulan yönetmelikler bir nebze de olsa, müdürlüğü ve müdür yardımcılığını profesyonel bir yöneticilik olarak görmekteydi. Ancak 1998 yılından itibaren kurulmuş olan sistem 2014 yılında bozuldu ve o günden bu yana da, okul müdürlüğü, yardımcılığı türü görevler 657 sayılı Kanunun 88. maddesine uygun şekilde bir görevlendirme ile yürütülmektedir.

İşte bu bağlamda, Eğitim Bir Sen'in bugün yayımladığı 70 sayfalık rapor oldukça dikkat çekicidir. Raporda, Milli Eğitim Şuralarında, yönetmeliklerde yapılan düzenlemeler tek tek ele alınmış, başta Finlandiya olmak üzere, Almanya, Fransa, İtalya, Sloveya, ABD, İngiltere, Avustralya, Singapur, Hong Hong, Çin, Hindistan gibi ülkelerdeki uygulama tek tek ele alınmıştır.

Raporun sonunda ise bir model önerisi bulunmaktadır. Bu model önerisinde ise özetle

1- Eğitim kurumu yöneticiliğininin yasal güvenceye bağlanması, 2- yönetici olarak atanmada öğretmen olarak atanma yeterliliğine sahip olunması, 3- bu görevin "görevlendirme" olarak değil kadrolu olarak yerine getirilmesi, 4- müdürlük için önce müdür yardımcılığı görevinin yapılması, 5- müdür ve müdür yardımcılığına atamada yazılıya ek olarak sözlü sınav yapılması ancak sözlü sınavın her türlü nesnel denetime açık olacak şekilde sesli ve görüntülü kayıt altına alınması, 6- her bir eğitim kurumu yöneticisinin yılda asgari 30 saat nitelikli ve uygulamaya yönelik hizmet içi eğitim alması,

gerektiği belirtilmiştir.

Raporda yer alan tespitlerden birisi olan, 1998 yılından bu yana yürürlüğe konulan ve bir kısmı hiç uygulama alanı dahi bulunmadan mülga edilen çok sayıda düzenlemeye rağmen hala herkesin üzerinde ittifak ettiği bir model bulunmadığı şeklindeki, tespit oldukça dikkat çekicidir.

Dünya örneklerinin de incelendiği benzer çalışma raporlarının eğitime dasir çalışmalar yapan STK'lar ile Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen, Eğitim İş gibi eğitim hizmet kolunda örgütlü sendikalarca yayımlanması çok uygun olacaktır.

EBS'nin raporunu görmek için tıklayınız.

kaynak: memurlar.net

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nurcan atartutar 2 ay önce

Eğitim bir sen müdür müdür yardımcılığında torpil yaptırmasın yeterli neyin raporunu yayınlamış ki gülünç

Avatar
güzel 2 ay önce

sayılır.bazı hususlar hariç çok güzel olmuş.sadece sınav tüm herkese uygulanmalaı.yüksek lisan ve doktora yapanlar muaf olmamalı.onlara ek puan verilebilir.

Avatar
55 SS 555 2 ay önce

Eğitim Bir Sen demek yönetici olmak isteyen solcu sağcı farketmez menfaatçiler sendikası olarak nasıl çoğalmışsa arkasındaki güç kaybolduğunda da menfaatçiler tarafından aynı şekilde cami avlusuna bırakılacaktır.