'İhraç Edilen Öğretmenler Arasında Masumlar da Var'

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türk Eğitim-Sen Mersin 1 No'lu Şube'nin istişare toplantısına katıldı. Toplantıya Türkiye Kamu-Sen'e bağlı sendikaların genel başkanları ve genel merkez yöneticileri, İlksan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş, Genel Mali Sekreter Seyit Ali Kaplan, Mersin 1 ve 2 No'lu Şube Başkanları, Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilcisi, Türk Eğitim-Sen Adana Şube Başkanları, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Türkav İl Başkanı Başkanı, ilçe ve işyeri temsilcileri katıldı.

Toplantıda açığa almalar ve ihraçlarla ilgili de konuşan Koncuk şunları söyledi: "İşler karıştı, binlerce masum insan FETÖ'cü diye meslekten ihraç ediliyor, açığa alınıyor. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında meslekten ihraç edilenlerin sayısı tam 86 bin. Adalet ve Kalkınma Partisi Isparta İl Başkanı, ihraç edilen memurlara 'ağaç kökü yesinler' demişti. Oysa ihraç edilen ya da açığa alınan insanların arasında masumlar da var. Bunu diyenler bir gün mutlaka ağaç kökü yer. Bu gözyaşlarının karşılığı olacaktır. Allah hepimizi vicdan azabından korusun.

19 Temmuz tarihinde bir açıklamamız oldu. Hatta 15 Temmuz sürecinde neler söylediğimize ilişkin kitapçık bastırdık. Darbeden 4 gün sonra yani 19 Temmuz'da adalet, hukuk, masum insanların korunması vurgusu yaptık. O tarihte Türkiye Kamu-Sen dışında bunları söyleyen kimse yoktu. Hatta birçok gazete, birçok internet sitesi, Türkiye Kamu-Sen ve Türkiye Kamu-Sen'e bağlı sendikaların dışındaki bazı sendikaların temsilcileri 'yakın, yıkın' diyorlardı. Türkiye Kamu-Sen ise 'Adaletle davranın' diye çağrı yapıyordu; 'İnsanları soruşturun, onlara savunma hakkı verin, yanlış yapmayın' diye çok uyardı. Hala da bunu yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Bugün çoğu kimse ve kuruluş bizim söylediklerimizi ifade eder hale geldi ama hatırlıyoruz ki, o tarihte sadece Türkiye Kamu-Sen'in sesi çıkıyordu.

Bu ülkeyi yönetenler, 'Milat olarak 17-25 Aralık'ı aldık. Bu tarihten sonra FETÖ'nün dümen suyuna girenleri kaldırıp atacağız, barındırmayacağız' diyorlar. Ben de diyorum ki; 'Siz 17-25 Aralık'ta bir şey gördünüz değil mi? Ama bunu 17-25 Aralık'ta gördünüz. Nasıl gördünüz? İstihbarat örgütlerinin bilgilendirmesi ile gördünüz. Peki o tarihe kadar bunların ne olduğunu anlayabildiniz mi? 17-25 Aralık'tan önce onlarla beraber kol kolaydınız. Ben de diyorum ki; gariban sağlık memuru, gariban doktor, gariban öğretmen, gariban akademisyen, gariban postacı da bunların yüzünü ancak 15 Temmuz'da gördü. Gördü ki, bunlar silahlı hain bir terör örgütü imiş. Bu nedenle gelin, işin içinden çıkmak için 17-25 Aralık'ı değil, 15 Temmuz'u milat olarak alalım, yeni bir sayfa açalım, birçok masum insanı daha fazla mağdur etmeyelim, yokluğa, yoksulluğa, yok oluşa terk etmeyelim. Çünkü milletimiz için Fetö terör örgütünün maskesi gerçek anlamda 15 Temmuzda düştü.

Tabi bizim camiamız bunların gerçek yüzünü 17-25 Aralık'tan önce de biliyordu. Ama kendimizden bahsetmiyoruz. Bizim dışımızdaki insanlardan bahsediyoruz. Dolayısıyla 15 Temmuz'u baz alalım. Artık bu can yakıcı, yürek burkucu sahneleri millet olarak yaşamayalım.

19 Temmuz'da adalet hak, hukuk vurgusu yaptığım açıklamalarımızın altına yazılan yorumları dün gibi hatırlıyorum. Bana, 'Fetö'cüleri mi koruyorsun?' diyenler vardı. Ben Fetö'cüleri hiçbir zaman korumadım. Ben insanı korumanın davasının peşindeyim. Ben de onlara şunu söylemiştim: Kendinizden çok emin olmayın. Yarın Fetö'cü diye benzeri şeylerin yaşamayacağınızın garantisini hiç kimse veremez. Gerçekten de öyle oldu. Fetö ile dirsek temasında bulunmamış, yolu onlarla hiç kesişmemiş birçok insan açığa alındı ya da ihraç edildi. Mesela yanımıza öyle insanlar geldi ki, bylock kullanmakla ilgisi olamaz. 'Dikkat edin, bu işte bir hata var' dedik. Üç gün sonra KHK ile 1800 kişi meslekten ihraç ediliyordu, uyarılarımızın ardından frene basıldı. Hata olduğu ortaya çıktı ama bu hatayı düzeltmek adına hala bir gayret sarf edilmiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Anayasası'nda hukuk devleti yazan bir ülkedir. 15 Temmuz sebebi ile OHAL Yasası çıktı. Bu yasayı bir yere kadar kabul edebiliriz. Ama ne oldu? OHAL Yasasına bağlı kalınarak her valilik, her kaymakamlık, her kurum amiri, her üniversite rektörü kafasına göre çalıp, oynar hale geldi. Mersin'in Tarsus ilçesi de dahil olmak üzere birçok ilçede yaklaşık olarak 500 kişi çocuğunu Fetö'nün okulunda okutmak sebebi ile açığa alınmıştı. Mersin şube başkanlarımızın tepkisi ve milletvekillerinin de devreye girmesiyle Valilik geri adım attı. Bunu açığa almada kriter olmaktan çıkardı ve memurlar görevine iade edildiler. Buna rağmen Nevşehir'de, Çorum'da ya da Konya'nın Meram ilçesinde Fetö'nün okullarında çocuğunu okutmak açığa almalarda kriter olmaya devam ediyor. TBMM'nin açıldığı gün Sayın Başbakan'dan 'Bu konuda bir talimat çıkarın. Her valilik farklı uygulama yapıyor. Bir genelge ile valiliklerin hangi durumlarda kamu çalışanlarını açığa alacağını ya da ihraç talep edeceğini belirleyin' diye ricada bulunmuştum. Bu talimat hala verilmedi. Şu anda bu ülkenin Başbakanı, bu ülkenin Hükümeti olanı biteni seyirci gibi seyrediyor. Bakınız şunu çok net söylüyorum; bu bir siyasi değerlendirme asla değildir. Şu yapılanlar hangi siyasi parti döneminde olursa olsun, sessiz kalırsak namerdiz. Ama bugün yaşanıyor. Sonuç alınana kadar da anlatmaya devam edeceğiz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mazlum 11 ay önce

Helal olsun Sn.Koncuk a Allah böyle vicdan ve adalet sahibi kişileri başımızdan eksik etmesin.Adalet herkes için lazım bu ülkede

Avatar
emel kumru 11 ay önce

Benim eşim 20 senelik ögretmen vede ihraç edildi telefonu tuslu telefon olan esim okul ev arasi bir hayati vardi yazıklar olsun bu kadar zormuydu sucsuzları ayırmak birde kimse madur olmayacak dendi iftira ile fişlediginiz bizlerin gözyaşları mevlaya iletildi

Avatar
can 11 ay önce

Sayın başkan açıkta bekletilen öğretmenler hakkında hiçbir çalışma yok bunu da bakanlığa bildirmeniz.sesimiz olursa niz seviniriz

Avatar
Kalender 11 ay önce

Sn İsmail Koncuk'u bu karakterli ve sağduyulu duruşundan dolayı takdir ediyorum. Bir mağdur olarak Allah Razı olsun diyorum. memlekette vicdanını kaybetmeyen nadir insanlardan biri. Bu çok doğru ve yerinde bir ses ve çağrıdır. Bu sese yetkililer cevap vermeliler. Unutulmasın ki yukarda Allah var. ve her şeyi görüyor.

Avatar
Madur öğretmen 11 ay önce

Sayın Koncuk Allah sizden razı olsun. Sesimiz soluğumuz umudumuz oldunuz.

Avatar
%90 NI SUÇSUZ 11 ay önce

Sayin Koncuk hakkaniyetli davranişiniz takdire şayan.Teşekkürler başlikta bazı öğretmenler suçsuz diyorsunuz inanın öğretmenlerin %90 nı yasal sendika ve yasal bankadan ihraç oldu yani bazısı yerine %90 nı suçsuz dersek daha dogru olur. Saygılar.