Sendikal Eylem Yapıldığında Ceza Verilmeyeceğine Dair, Yargı Kararları!

Bilindiği üzere Sendikamızca 12.03.2018 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla; tam gün eğitim yapılan okullarda öğle arası nöbet tutmama eylem kararı, haftada birden fazla nöbet görevi verilen üyelerimizin ilk nöbetten sonraki nöbet görevini yerine getirmemesi eylem kararı, nöbetçi öğretmenlere taşımalı eğitim kapsamındaki okullarda yaptırılan taşımalı eğitimle ilgili angarya görevleri yerine getirmeme eylem kararı, mesai saatleri dışındaki angarya görevleri yerine getirmeme eylem kararı alınmıştır.

Sendikamızca alınan eylem kararları ile; tepkimizi göstermemiz, sendikal faaliyetler kapsamında demokratik bir hak olup, belirtilen hakkın varlığı uluslararası sözleşmeler, iç mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile istikrar kazanmıştır.

Daha önceki sendikal eylemlerimiz, kamu görevlilerinin hak arama mücadelesini kabul etmeyen siyasi iradeye karşı haklılığımızı tüm kamuoyu önünde teyit etmiş, yargı kararları da bu haklılığı tescil etmiştir.

Anayasamızın “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma başlıklı 90. Maddesinin son fıkrasında “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.)Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” denilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu cezaların verilemeyeceğini İLO (Uluslararası Çalışma Örgütü), sözleşmelerini imzalamak ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini kabul etmek ile 4688 ve 2821 sayılı yasaları çıkarmak sureti ile kabul etmiştir. Sendikalar baskı grubudur, sivil toplum kuruluşudur. Bu nedenle toplumsal konularda da eylem yapabileceklerdir. Sendikalar eylemde bulunma yetkilerini yukarıda saydığımız sözleşmelerden ve yasalardan almıştır. 87 Nolu Sendika Özgürlüğüne Ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin İlo Sözleşmesinin

3. Maddesinde “Çalışanların ve işverenlerin örgütleri tüzük ve iç yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahiptirler. Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdırlar.”

 4. maddesinde “Çalışanların ve işverenlerin örgütleri yönetsel yoldan feshedilme veya faaliyetten menedilmeye tabi tutulamazlar. Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdırlar.”

8/2. Maddesinde “Yasalar, bu sözleşme ile öngörülen güvencelere zarar verecek şekilde uygulanamaz.” denilmektedir.

151 Nolu Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunması Ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin İLO Sözleşmesinin Örgütlenme Hakkının Korunması başlıklı 4. Maddesinde “Kamu görevlileri, çalıştırılmaları konusunda sendikalaşma özgürlüğüne halel getirecek her türlü ayrımcılığa karşı yeterli korumadan yararlanacaklardır. “Böyle bir koruma, özellikle aşağıdaki amaçlara yönelik tasarruflara karşı uygulanacaktır:

a-Kamu görevlilerinin çalıştırılmalarını, bir kamu görevlileri örgütüne katılmama veya üyelikten ayrılma koşuluna bağlamak,

b-Bir kamu görevlisini, bir kamu görevlileri örgütüne üyeliği veya böyle bir örgütün normal faaliyetlerine katılması nedenleriyle işten çıkarmak veya ona zarar vermek.” denilmektedir.

Yine sözleşmenin 5. Maddesinde “Kamu görevlileri örgütleri, kamu makamlarından tamamen bağımsız olacaklardır. Kamu görevlileri örgütleri kuruluş, işleyiş veya yönetimlerinde kamu makamlarının her türlü müdahalesine karşı yeterli korumadan yararlanacaklardır. Bir kamu makamının tahakkümü altında kamu görevlileri örgütlerinin kuruluşunu geliştirmeye veya kamu görevlileri örgütlerini bir kamu makamının kontrolü altında tutmak amacı ile mali veya diğer biçimlerde desteklemeye yönelik önlemler bu madde bakımından müdahaleci faaliyetler olarak kabul edilecektir.” denilmektedir.

Ulusal ve uluslararası düzenlemeler ve yargı kararları;  kamu çalışanları üyesi oldukları sendikanın aldığı karar uyarınca sendikal eylemlere katılmasından dolayı  cezalandırılamayacağını öngörmektedir. Bu nedenle Türk Eğitim-Sen tarafından alınan eylem kararlarına katılan  üyelerimize bu eyleme katılmaları sebebi ile herhangi bir ceza verilemez.

Danıştay idari dava daireleri Kurulu kararı 2013/4031-E 2014/975

Danıştay 12. Dairesinin 2005/5767E, 2008/225K sayılı kararı için tıklayınız

Danıştay 12. Dairesinin 2004/4148E, 2004/4209K sayılı kararı için tıklayınız

Danıştay 12. Dairesinin 2013/6734E, 2009/9916K sayılı kararı için tıklayınız

Danıştay 12. Dairesinin 2011/7720E, 2012/12398K sayılı kararı için tıklayınız

İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 2013/7046E, 2013/6766K sayılı kararı için tıklayınız

Malatya İdare Mahkemesinin 2013/359E, 2013/1220K sayılı kararı için tıklayınız

İzmir 2. İdare Mahkemesinin 2013/1302E, 2013/2471K sayılı kararı için tıklayınız

İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2010/793E, 2010/1522K sayılı kararı için tıklayınız

Ordu  İdare Mahkemesinin 2010/359E, 2011/122K sayılı kararı için tıklayınız

Aksaray İdare Mahkemesinin 2010/1177, 2011/1609K sayılı kararı için tıklayınız

İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 2010/882E, 2010/1508K sayılı kararı için tıklayınız

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.